#tüm muallahanimcim entry'leri

ikinci sezonu birinci sezonundan daha iyi olan nadir yeni dönem dizilerinden. kanlı başladı kanlı bitecek gibi. (bkz: şiddetle başlayan hazlar şiddetle son bulur)
ruh hastası bir ev arkadaşı bu duruma bire bir. oda arkadaşı ise sinir krizleri geçirttirir.
çay, bildiğin siyah çay. her şeyi bulup mercimek çorbasından kısıra kadar her şeyi yaptım da bir adam akıllı siyah karadeniz çayı bulamadım. halbuki ülkedeyken de pek çay alışkanlığım yoktu. artık çantamda seyahat boyu siyah çay taşıyorum.
Tırnak makası, çakmak, çakı, ip, iğne. Bunları dezenfekte ederek ilk yardım için de kullanabilirsiniz.
bazen gecenin bir yarısı, yolun ıssız bir yerinde saatlerce beklersiniz. umudunuzun en tükendiği anda öyle biri gelir ve sizi alır ki hayatınızdaki en tatlı yolculuk o olur ya öyle bir umutla sonucunu beklediğim seçimdir. çok enteresandır her açıdan.
3 ayımı iğneada da geçirdiğim bir dönemim olmuştu. doğası, denizi, longozları, gölleri efsane güzel, insanın çıkası gidesi gelmiyor. limanköy olsun, beğendik olsun, mert gölü olsun efsane yerler, bakmaya, yaşamaya doyamıyorsunuz. sabah saat 5-6 gibi deniz çarşaf gibi olur o gün fırtına da kopsa sabah 5-6 gibi deniz sıcacıktır ve dalgasızdır. rüzgarlı günlerde denize girmek yasaklanır, akıntılar çok sıkıntıdır, çok can kaybı yaşanıyormuş, maalesef bir tanesine denk gelmiştim. ayrıca longozların içinde kaybolabilme ihtimaliniz de çok yüksek. iğneadaya giderseniz ayrıca peynir tatlılı dondurmayı denemelisiniz. balığı limanköyden alıp yiyin. son olarak da iğneadanın halkı çok sıkıntılı arkadaşlar, çok iyi davrandılar bana tabi haklarını yiyemem. belki tek başıma olduğum ve kadın olduğum için belki de 3 ayımı orada geçirdiğim için bilemiyorum bana kötülükle gelmedi çok fazla insan sadece başkalarına yapılan tavırların analizsonuçları olarak dikkatli ve ılımlı olmanızda fayda var. dünya üzerindeki cennettir orası ve bir kere havasını soluduysanız tekrar tekrar gidermişsiniz öyle demişlerdi. tekrar gideceğim :))
"herkes senin benim gibi düşünmez, dikkatli ol bak, zaman çok kötü" ben nasıl düşünüyorum ki? sen nasıl düşünüyorsun ki? zaman ne ki?
İki kadın, gece otostop çekerek merkeze gitmeye çalıştık.Kimse durmayınca sadece yürümeye başladık, arkadan bir şahin yaklaştı ani frenle durdu. Eyvah diye bakıştık arkadaşla ondan sonra içerideki çocuk eğilip "pardon efendim korkutmak istemezdim merkeze doğru gidiyorsanız buyrun bırakayım" dedi. Biz şok. Böyle hikayeler anılarımın arasında fazla olduğu için lüküs arabalardan ve İstanbul plakadan daha çok korkuyorum bazen...