#tüm lessismore entry'leri

nasıl ilgilenmiyormuş gibi yapabiliyorsunuz ya. ben verdiğim paranın hakkını alabilmek için o çaylardan isteyip çantama attığımı bilirim. tribe girmeye gerek yok, çay kek bunlar sevdiğimiz şeyler
birçok bilecikli arkadaşımın ısrarla bilecik değil bozüyükluyum demesiyle garip bir önyargım oluştu. etrafta bu kadar bozuyuklu olmasi da ayrı bi garip, kaç kişisiniz siz orada ya?
bence dizi alışkın olduğumuz dizilerden oldukça farkli. ilk sezonu biraz atlatinca ana karakter diye bir şey kalmıyor neredeyse. herkesin hayatindan bir seyler goruluyor. ve garip bi sekilde bir bölümde nefret ettigin bir karakteri birkac bölüm sonra yaaa ama o da haklıymış diyip bağrına basabiliyorsun. yine de insan diyor ki keşke her bölüm alex odaklı olsa. başlamayı dusunenlere kesinlikle tavsiye ederim karakterler şu methciler hariç bence gayet sevilesi. islenilen hikayeler de...
bu sene kilyosta olan festivalle ilgili biraz biraz bir şeyler yazacak olursam
cuma akşamına kadar bence her sey yolundaydı. sonra birden aşırı bilet satışıyla gelen kalabalığa festival alani yetmedi yetmedii. zaten beklediğim bir manzara olan tuvalet sıkıntısı tabi ki yaşandı. ama duş denilen şeyin plajdaki damla damla akan hatta çoğu zaman akamayan şey olduğunu bence kimse tahmin edemezdi. kamplı gittiğimiz festivalde gündüz gölge yer bulamadığımizdan eve gitmek zorunda kaldık. alternatif sahne olayı baya kafamıza göre sahne olarak algilanmiş sanırım, bu nedenle hiçbir şey akışta belirtildigi gibi olmadı. ama ana sahne bence bu kadar yeni bir organizasyon için oldukça iyiydi. gelen isimler sevdiğim kişilerdi ben oldukca zevk aldım. ana sahnede herkesi hayattan soğutan tek şey gazapizm denen beyin belamizi vermesiydi. Sahneye cikmadan önce bir saat bekletmesi anlamsız soundcheckler yapilmasi ve bu kadar ses ayarlama ugraşlarina ragmen yok yere gürültü dinletmesi... bu vakit kayıpları sebebiyle diğer sanatcilar aceleyle çıktı resmen. neyse gündüzü gecesi genel olarak çok da berbat degildi. eğlenmeye geldim diyenler eglenmistir okuduğum o kadar kötü yorumu hak edecek berbatlikta degildi. saygilar...
dünyaya neşe saçtığını düşündüğüm aşşırı pozitif dünya tatlısı gülhan hanımın programı. sürekli güldüğü şakalaştığı harika da bi ekibi vardı. instagram hesabından hala gezi videoları da paylaşıyor. severek izlerdik, gezmeye heves ettiysek sayende reis 💗
kadıkoyde mevcut bir durumdu. yemeden gectigimde kendimi firsat kaçırmış gibi hissetmeme sebep olurdu. tahmin edildiği gibi sonu hastane olmuyor. sürümden kazanıyorlar diye düşünüp kendimi avutuyorum ben de. ama zaten artık 2.5 lira olmuş. keyifler kaçık...
her ne kadar eskisi gibi olmasa da hala güzel olan şehir. genişleyen şehir ile birlikte merkezde yaşayan topluluk yeni yerleşim kısımlarına tasindikca şehrin en guzel kısımları suriyelilere kaldı. buraları bırakmayan bazıları da mecburen yeni yerleşim kısımlarına gitmek zorunda kaldı. çünkü malum kentsel dönüşüyoruz. bunları geçersek en sevdiğim özelliği her yerde hanlarin olmasıydı. koza han balibey han gidip huzurla çayınızı yudumlayabileceginiz yerler. yani aslında bursa cumalıkızık gölyazı ve uludağdan ibaret değil. gidip ördekli handa çok ucuza binbir çeşit çay içebilirsiniz. setbaşı köprüsünden ırgandı köprüsünü izleyebilirsiniz. şelalelerde buz gibi sularda yuruyebilirsiniz. bursanın her yeri güzel.
#bursamilliyetcisi
50 tl giriş ücreti olan müzeler varken kullanilmasi çok mantıklı olan karttır. fazla uzun bilet kuyruklari beklemeden giriş kolaylığı sağlıyor. fakat bolca turistik alan bir aradaysa illa bir tanesinde bu kart gecersiz oluyor ve ücret vermeniz gerekiyor.