ankara

Elinizi sallasanız resmi kuruma çarpacağı şehirdir.
Çocukluğumdan beri bildiğim bir çok resmi kurumun genel müdürlüğünü gördüm. Kendi çalıştığım kurumun da tabi. Olmadı ama be. Isınmadı benim frekanslar. Behzat Ç izlerken pek bir sempatik geliyordu ama gidince içimden olmasa da olurmuş bence dediğim şehir. Ayrıca trafiği istanbul'u aratacak magandalarla dolu. Bence çok daha fecaat.
Bi sehre asik olmaniz icin denizi olmasina gerek olmadigini gosteren sehirdir
Sanki sokakları denize çıkacakmış gibi bir şehir ama yaşar mısın deseler dayanamam ben o kasvete.
Yaşarken her gün küfrettiğin ağladığın ama ayrıldıktan sonra da vazgeçemediğin özlediğin anlamsız bir bağ oluşturan canım şehir
yarın yeniden taşınacağım, iş bulduğum, doğduğum şehir.
herkese mantıklı gelen ama kimsenin sevmediği şehir.
soğuk ve gri olmakla suçlanan ama istanbul'dan çok daha yeşil ve yaşanabilir şehir.
Anıtkabir olmasa sevgimin yarısının azalacağı şehir. Kışları ayazı popişko kesmektedir.
bir çok insan gibi benim de yolumun öğrencilik vesilesiyle kesiştiği şehir. bir yere yerleştiğimde öncelikle navigasyon yardımı ile şehrin bölgelerini tanımaya çalışırım, burada da aynısı oldu. okulum bitti ancak ankara'yı özleyeceğimi sanmıyorum, 4 yılım da kendimi zorlayıp şehre alışmaya çalışmakla geçti ancak nafile. akdeniz'den gelince insanlara, hayatın düzenine ve en önemlisi havaya alışmak gerçekten zor oluyor. benim için en önemli noktası anıtkabir olan şehir.