yatılan en ilginç yer

çadırım varken tanımadığım bir amcanın yoldan geçerken beni çağırıp sohbet edip birşeyler ikram ettikten sonra bahçesinde bulunan peri bacasının içerisinde misafir etti. İçerisi o kadar tarihi,retro bir havaya sahipti ki terliğinden lambasına kadar herşeyi mükemmel bir şekilde hazırlamış.yazın ortasında sabaha kadar dondum peri bacasında.tam bir doğal buzhaneydi.
pariste convention center'ın çadırına çıkmışlığım var hemde 3 Türk olarak beraber.paristeki saldırılardan 2 hafta sonra.yakalansak sınır dışı ederlerdi herhalde
İlginç bir yer degil ancak floransa da tren garinin yanindaki cimlerde uyumustuk. Tabi gece belli araliklarla fıskiyeyi calistirdiklarini bilmiyorduk..
İşi ilginc yapanda tam olarak bu. Fıskiyenin altında mışıl mışıl uyudugum gercegi.
Bir gün Floransa tren garinin onundeki fiskiyeyi kim kırdı derlerse mekteprail dersiniz.
Cok ilginc olmasada, trabzon havaalaninin mescidi olan yer, cunku cadirimiz olmasina ragmen sahile biyere kurarsak gece gelir biri sizi vurur uyarilariyla gonlumuzde taht kuran tirabzon insanina sahip olan sehir
Paris'te couchrail'da da couchsurfing'te de birini bulamayınca gece 2'ye kadar Paris sokaklarında aylak aylak dolanıp en son fotoğraflarda gördüğümüz eyfel kulesinin önündeki o çimler var ya işte orada bi köşeye sıvışıp uyku tulumu ile uyumuştuk. Tabi saat 6-7 gibi o lanet fıskiyeler çalıştıktan sonra ettiğimiz küfrün haddi hesabı yok o geceden sonra host bulduğumuz halde paris'te kalmayıp kaçmıştık yani o eyfel kulesi fotoğraflardaki gibi romantik değil arkadaşlar
Frankfurtta sokakta yasayan biri benimle tulumunu paylasmisti 2 de köpegi üstümüze yatip bizi isitmisti cok ilgincti gercekten
7/24 açık sparda bir bardak kahve alıp sabaha kadar arasıra uyuyup uyanmışlığımdır. en son bir ara çalışan gelip sandviç felan ikram etmişti.
bir köy kahvesinde 10 tane sandalyeyi 5 sağa 5 sola karşılıklı koyarak yaptığım müthiş konforlu yatak. sabah uyandığımda gördüğüm ilk şey karşı masada çay içen tontiş bir dedeydi.
istanbul üniversitesi avcılar kampüsü. en son bir güvenlik görevlisinin "burada uyumak yasak." diyerek uyandırışını hatırlıyorum.
Amsterdam da bir tuvalette. Gerçi oradakiler buna biraz alışkın çünkü kafası güzel olan tuvalette uyuyabiliyor. Ben finallere çalışırken kitapla girdiğim tuvalette uyurdum hep aşinalığım ondan olsa gerek yadırgamamıştım