seyahat etmek

“seyahat etmek” eylemi; tdk güncel türkçe sözlük’ünde “uzak yerleri gezerek görmek, yolculuk etmek” şeklinde tanımlanmaktadır. bu tanımdan da anlaşılacağı üzere insanlar kendilerine uzak ya da başka bir ifadeyle kendilerine yabancı olana merak duyarlar. bu meraklarını eyleme dönüştürdüklerinde ise seyahat ederler. “yolculuk” kelimesi, birçok edebi esere ilham vermiştir. (bkz: âdem ile havva’)'nın dünyaya yolcuğu ile insanlık tarihinin başladığı düşünülürse, seyahatin tarihi insanlığın tarihi kadar eskidir denebilir.
seyyahların işi; uzun yolculuklara çıkmak, gezip gördükleri hakkında sayfalar dolusu yazmak, bilinmeyeni anlatma arzusuyla haritalar ve resimler çizmektir. “seyahatnamelerin yazarları askerler, denizciler, devlet memurları, doktorlar hatta imamlar gibi bir yanlarından devlet kapısına ilişmiş olan kimselerdir. bunlardan bir bölüğünün hiç bir iddiası yoktur, yalnızca gördüklerini, meraklı bulduklarını anlatmakla yetinmişlerdir”. modern dünyanın etkisiyle ulaşım imkânı kolaylaşmış, seyyahlar gibi gezi notları yazan sefir sayısında da artış görülmüştür.
sefirlerin tek amacı seyahat etmek değildir. çoğunluğu elçi olarak çalışan sefirler, görev maksadıyla yabancı ülkelerde bulunmuşlardır. türkiye’deki gezi edebiyatı araştırmalarında çığır açan ı. uluslararası seyahatnamelerde türk ve batı imajı sempozyumu belgeleri’nde seyahatname yazarlarının çoğunun asil soylu oldukları belirtilir. “ ama, bu dönemin hiçbir yazarı türkler hakkındaki incelemelerinde türklerin asilliğinden, doğu ve batı avrupa arasındaki gelişmişlik farklılığını simgeleyen ‘burjuvazinin türklerdeki azlığından’ söz etmiyordu”.
seyahatin amacı ne olursa olsun, bu eserler sayesinde gezginler kendi ülkelerine yeni fikirler götürebilmişlerdir. bu durum tasvir edilen toplumun taraflı ya da tarafsız bu fikirlerle anılmasıyla sonuçlanmıştır. “gezi notlarının en önemli özelliklerinden birisi edebiyatın eğlendirme (unterhaltend) görevinden daha çok eğitme ve bilgi verme (erziehend und informierend) misyonuna hizmet etmesidir”
Benim için gezmek görmek demek. Görmek için fırsat yaratmak, çabalamak. Orda olmanın hakkını vermek, yerinde olmak isteyen insanlara haksızlık etmemek, gezmeleri için cesaret vermek. Benim için gezmek demek bazen çay içmek bazense tüm çabalarına rağmen ingilizce bilmeyen yerel esnafın getirdiği domuz etli böreği yemeyip o öğünü aç geçirmek. Benim için gezmek demek bazen bir şehrin altını üstüne getirmek bazense iki
ağaç arasına kurduğum hamaktan ayrılmayıp o şehri terketmek. Benim için gezmek demek bir çok farklı kültür bir çok yeni arayış demek. Benim için gezmek demek Urfada hiç tanımadığın bir ailenin düğününde halay çekip Mardinde daha önce hiç bitiremediğim Türk kahvesini bitirmek. Benim için gezmek demek otostop çektiğim araçtaki adam sırf Travnik'e gidiyor diye Travnik'e gidip şehre aşık olup hiç dönmek istememek. Belgrad'da Karabatak yiyip Makedonya'da Türk çayı içmek, hem de en afilisinden. Benim için gezmek demek 5 euro'luk bir müzeye kaçak girip çıkarken 1 euro bahşiş bırakmak.
Gezmek, içine birçok anlam sığdırabilirsin.
Peki ya senin için gezmek ne demek?
kendi otomobilim ile, yanımda hoş sohbet bir yol arkadaşı ile gerçekleştirdiğimde benden mutlusu yoktur.

yol arkadaşının araç kullanabilir olması elzemdir, zira arada direksiyonu değiştiriyoruz.
yenilenmeyi, yeni insanları , farklı kültürleri vs beraberinde getirir.. Plansız olanı daha bir güzeldir :) başka yerler, başka hayatlar, başka canlar bulmak için sonsuza dek seyahat edebilirim..