everest dağı

dünyanın yeryüzündeki en yüksek tepesi,himalaya dağlarının zirvesi.
ismi o zamanlar ingiltere sömürgesi olan hindistan'da bulunan, ingiliz kadastro müdürlüğü tarafından konulmuştur.

yandex'le tırmanmak için link

buraya tırmanırken 290'ın üzerinde insan ölmüştür.

ölenlerin isimleri için link

astım hastası olduğumu öğrendiğim yer.

Everest Base Camp’ in hem Tibet tarafi hem de nepal tarafına tırmandık. nepal tarafı 2015' te gayet ferah ve muhteşem manzaralarla, yollarla bir tırmanıştı.
tibet tarafı ise sanki nepal tırmanışında geçirdiğimiz muhteşem 2 haftanın öcünü alır gibi, çöldü.

dunyada gelebileceginiz en zor yerlerden biri tibet tarafındaki bu alan. Şartları vizeleri izinleri aylar sürüyor.

Herseyi tamamladiginizda isler bitmiyor elbet, mutlaka bir acenta araciligiyla gelmeniz ve onlarca kontrol noktasindan gecmeniz gerekiyor, ve zorunlu. 80 tane benim sayabildiğim kontrol noktası vardı.

zirveye yakın base campingde, Hayatimin en zorlu gecelerinden birini gecirdim diyebilirim. Aslinda tum ekip olarak öyleydik. Yukseklikten kaynakli yasanan nefes sorunlari, bas agrilari ve butun campin uykusuzluk çığlıkları üstüne ölüm tripleri ve oksijen takviyeleri. gece çadırdan çıkıp bögürerek oksijeeen diye sızladığımı asla unutamam.
en büyük hayallerimden biridir everest zirvesini görmek, ama başlamak için bile 15.000$ - 30.000$ arasında bir harcama yapmak gerektiği için biraz imkansız görünüyor.
önemli olan imkansızı başarmak değil miydi ?
everest dagidir bizim dagimiz
orda kabul olur butun duamiz

diye diye hayatimda bir sene daha gitti.

ayrica bunun filmi de var;



(bkz: baltasar kormakur)'un yönettiği 2015 abd-birleşik krallık ortak yapımı biyografik macera filmi. dünyanın en zor tırmanışlarından biri olan everest dağı'na tırmanırken 1996 yılında ortadan kaybolan yeni zelandalı dağcı rob hall ve arkadaşlarının gerçek hikayelerinden uyarlanan film, 120 dakikalık uzunca bir yapım. filmde başrollerde jason clarke, keira knightley, thomas m. wright, emily watson, jake gyllenhaal, robin wright ve josh brolin gibi ünlü oyuncular var. son olarak, filmin imdb.com puanı 7,1/10.
Dünya'nın en yüksek zirvesi. En yüksek diyince belki yeterince hakkını vermiş olmayız. Şöyle diyelim efendim; 8km. Evet, deniz seviyesinden 8KM gökyüzüne doğru sadece kendi gücünüzle tırmandığınızı düşünün. İşte Everest budur. Burası dünyadaki gerçek gezginlerinin hayalini süsleyen en son destinasyondur. Şöyle ki; kendi ülkendeki şehirleri gezersin, yetmez, komşu ülkeye gidersin, yetmez. Bir sonrakine, o da kesmez, bulunduğun kıtadaki tüm ülkelere gidersin ama birşeyler hala eksiktir. Maddi imkansızlıklardan zorunlu aralar verilse de, ilk fırsatında ülkenin bulunduğu kıta dışına seyahat etmek tek amacındır, ve diğer tüm kıtalara. En son dünya turu yaparsın tamamlarsın. Ama yetmez; Bazı şeyleri not alırsın; Güney Amerika turu yaparken amacın en alta kadar inip Antartika'ya dünyanın en uç nokasına ayak basmaktır. Patagonya'da uyumaktır. Kuzey Amerika'da route 66 yapmak, Kuzey Avrupa'da kuzey ışıkları altında kamp atmak. Asya'da tirans-siberia treni, baykal gölünde yüzmek, en derin yer olduğunu düşünerek. Bu ve diğer herşeyi yapınca gözler bir tek yere çevrilir. O'na! Dağcı olsun olmasın, her gerçek gezgin mutlaka bir gün Everest'e çıkma hayalini taşır. Taşımıyorsa ya gerçek anlamda bir gezgin olamamıştır, ya da henüz Everest'i yeterince tanımıyordur. Everest'e çıkanlara 'neden?' diye sorulduğunda herkesin ortak bir cavabı vardır. 'Everest? Because it's there'. 'Dünya insanlık tarihi boyunca milyarlarca insan geldi geçti hiçbirisi benim şuan bulunduğum bu yükseklikten daha yükseğe çıkamadı, başardım' diyebilme çabasıdır. Kimisine göre saçmadır, kimisine göre sonsuz huzurun doruk doktası. Buradaki mesele, sadece en yükseğe çıkma meselesi değildir. İnsan oğlunun kendini sokabileceği en zor ve en çetin doğa şartlarına gönüllü olarak girmek ve mücadele etmektir. Bu öyle bir adrenalindir ki, 15 dakika sonra ölebilirim düşüncesiyle yaşamaktır. Nitekim 200'den fazla insan Everest'e tırmanırken ölmüştür. En ilginç yanı da öldünüz diye kimse 1 dakika durup yasınızı tutmaz, dönüp bakmaz. çünkü öyle çetin, öyle zor doğa şartları altında olursunuz ki, inanılmaz bir soğuk, kar fırtınası ve oksijen eksikliği. Yani, everest'te ölürseniz everest'te kalırsınız. Kimse cesedinizi taşımaz, daha doğrusu isteseler bile taşıyamazlar. Nitekim zirveye çıkan bir çok yolun etrafında cesetleri donmuş şekilde görmeniz mümkündür. Yaz aylarında havanın 'nispeten' iyi olduğu günlerde bu cesetler zaman zaman kar yüzüne çıkar. Zirvede 4 dakikadan fazla kalamazsınız. Bu hem dönüş planınıza bağlı kalmanız için önemlidir, hem de arkadan gelen diğer onlarca kişinin hayatını tehlikeye atmamamanız için hayatidir. Zirvede fazladan kalacağınız her saniye sizin ve arkanızda bekleyenlerin ölüme doğru yaklaştığı bir andır. Bu kadar laf yeter bize görsel ver diyenler varsa, entry ile aynı ismi taşıyan 'Everest' filmini şiddetle izlemesini öneririm. Filmde geçen tüm olaylar da gerçek bir everest tırmanışında yaşanmış gerçek olaylardır.
everest dağı, dünyanın en yüksek dağı. himalayalarda, yaklaşık 28 derece kuzey enlemi ile 87 derece doğu boylamında, çin–nepal sınırı üzerinde yer alır. çıplak güneydoğu, kuzeydoğu ve batı sırtları en yüksek noktalara everest ile güney doruğunda ulaşır.
Himalaya dağlarının zirvesi olan dünyanın en yüksek dağıdır.
dünyanın en yüksek dağı değildir. dünyanın en yüksek dağı için (bkz: mauna kea)
biraz daha bilgi arayanlar
Çıtayı en yükseğe çıkaran bir çocuk vardı grupta adı Everest