çok gezen mi bilir çok okuyan mı

/ 16
bunun gezmekle de okumakla da alakası yok. bunun yaşamakla alakası var.
gezerken etrafına bakıyor musun? gerçekten bakıyor musun ama! görüyor musun olanı biteni, yaşayanı, yiteni. ders alıyor musun, heybende, heybe mi kaldı mk, sırt çantanda biriktiriyor musun bunları... işte o zaman öğrenirsin ve bilirsin.

okumak da keza aynı emeği gerektirir öğrenmek-bilmek için. özüne ineceksin, sindireceksin ve daha bir sürü şey.

yani yaptığın şeyin hakkını verirsen, o senin öğretmenin olur. kitap olsun yol olsun mutlaka bir şeyler öğrenirsin.

başlığa bunca açıklamadan sonra şimdi dönebiliriz işte:
yolda öğrendiklerinin çokluğu, kitaplardan gelenlerin ağzını burnunu kırar.
bu sorunun cevabi verilmisti gezerken okuyan seklinde ama bence bazen okumak ve gezmek bir anlam ifade etmeyebilir eger kisi bunun felsefesinde icsel degilse ve okumak-gezmek icin okuyup-geziyorsa bir degisimi pek de olmayacaktir . Cunku yolda ne dusunuyor ne hissediyor ne de anliyor.
şu cümleye sürekli takılmışımdır. ama benim kanaatimce "gezen gördüğünü, okuyan anladığını bilir."
bence kafii.
ben bilmem eşim bilir

şaka lan şaka. önemli olan ne okuduğun, nereyi gezdiğindir. ama bence çok tıklayan bilir.
Gezerken okuyan okuduğunu anlayan hayatına uygulayan boş okumayan bilir..
Kimsenin bilmediği ve tartışması hep sürecek sorudur.

Tek bildiğim şey hiçbirşey bilmediğimdir.
(bkz: sokrates)
/ 16