backpacking

backpacker kişisinin eylemi.
sık sık salt sırt çantasını alıp gezen kimse ile karıştırılsa da, backpacking belirli bir süreç içinde oluşmuş bir kültürdür. masraf olmasın ya da parasızlıktan sokakta, ucuz hostellerde kalmaz, tam tersine bunu bir tercih olarak yapar, bir rotası olsa da bir planı yoktur. yolculuğu esnasında spontane kararlarla farklı serüvenlere atılmaktan keyif alır. hippilikle iç içe geçmiştir. hatta protest kabiliyetini yitirmiş hippi olarak da tarif edilebilir.

kendi jargonu, yazılı olmayan kuralları gelişmiştir zaman içinde. kendine bir organizasyon bilinci oluşturmuştur.
kaplumbağa tarzı. evin sırtında. yollar önünde. hayat güzel.dünya güzel.
gezmeyi kafasına koymuş kişilerin yolculuk sırasında ihtiyacı olan eşyalarını sırt çantalarına (bkz: backpack) koyup kafasına göre herhangi bir plan yapmadan gezme eylemidir.

genellikle ucuz hostellerde ve kamp çadırlarında kalmak tercih edilir. backpackerlar için bir yaşam tarzıdır denilebilir.

(bkz: backpacker)
Sırt çantasıyla seyahat etmek anlamına gelen ingilizce kelime.

Bu eylemi gerçekleştiren kişilere ise backpacker denilmektedir.
İhtiyaç duyulacakların bilumumunu, sırtında taşıyacağın bir çantanın içerisinde toplayarak yaşama, seyahat etme şekli diyebiliriz. Burada asıl önemli olan nokta yanına aldıklarının hafif ve çok yönlü kullanılabilecek şeyler olmasıdır aksi takdirde (bkz: bel fıtığı)
En iyi sırt çantası, en hafif sırt çantasıdır. Her eşyadan 15 çeşit almaya gerek yok, gezi süresince o yükü sırtında taşıyacaksın.
Sırt çantanı takıp geziyor olmak. Uzak yakın farketmez. Olay çantayı takmak.
Sırtımda dünyayı taşıdığım, yorucu olsa bile sonunda mutlu olacağım ağır çantam var benim.