ahmed arif

şimdiki nesil adını sıkça duymasa da bir şekilde kulaklarından içeriye giriyor büyük şair. ya manuş baba "karanfil kokuyor cıgaram" diyor, hem fikret kızılok hem funda arar "yastığımda, düşümde içimdesin". ahmet kaya "oturmuş yazıcılar, fermanımı yazar." derken "Bunlar aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır, Tanı bunları tanı da büyü, adiloş bebem" diye karşılık veriyor cem karaca. hep o'nun ağzından. hasretinden prangalar eskittim diyerek kalbimize, fikrimize ışık olmuş güzel insanın dizelerinden.
leyla'nın hasretinden prangalar eskiten reyiz; bize sevgiyi öğreten adam. manuş baba dinlersiniz, haberin var mı taş duvar diye eşlik edersiniz ama mapusta o dizeleri yazan şairi tanımazsınız ahhhhh gruptan mısınız
caanım ahmed arif ve sevginin,aşkın en samimi dizeleri ...
“ne diye böyle sıcak, böyle dost, böyle "hayır” denilemeyecek bir havadasın? 'siktir çekme' nin bu sendeki çeşidini bin yıl yaşasam öğrenemezdim.“
Bilinene göre Cemal Süreya kız kardeşini Ahmed Arif ile tanıştırmak ister ve bir buluşma ayarlar fakat buluşma günü Ahmed bey buluşma yerine gitmez ertesi hafta Cemal Süreya ile karşılaştıklarında Cemal abi kızar Ahmet'e neden buluşmaya gitmediği konusunda Ahmet ise sadece bir yeni gömleği olduğu onunda kirli olduğunu belirtir. Böyle de naif yokluk görmüş cunta yönetiminin baskısını ailesinden itibaren yaşamış şiirlerinin çoğuna bu konuyu yansıtmış yazar kişidir.
kürt asıllı gazeteci ve şair kişisi. harika şiirleri vardır ve bu şiirler bir çok güzel adam tarafından bestelenip biz dinleyicilere hediye edilmiştir.

başlığı okuyunca aklıma bu video geldi
"yokluğun cehennemin öbür adıdır
üşüyorum kapama gözlerini"

nasıl bir sevmek bu? nasıl?
bir türlü mezun olamamış 1927/diyarbakır doğumlu bir dtcf felsefe öğrencisidir
Klasik komün edebiyatinin nazim gibi bi şişmeden sonra eh en azından kaliteli denilecek diğer kalemi.
"sevilmek insanı iyi edermiş. ben hiç mi sevilmedim?" diyen leyla erbil'e gönderdiği mektupların birinde "leylacık, bineceğin trenlerin soluğu tükenmesin. ayağını attığın yerler deprem görmesin. denizler uslu, vapurlar yollu olsun. ferman et, rüzgar beni de alıp oralara atsın. mutlu ol. allah beni kahretsin." satırlarını yazan şair.

asıl adı ahmet hamdi önal, gazeteci. yirmi sekiz yıl önce aramızdan ayrılırken; üzerine notlar düşüp mısralarının altını hüzünle çizdiğimiz "hasretinden prangalar eskittim" adlı kitabı ile birlikte "kendine iyi bak, bir daha hiçbir ana doğurmaz seni." cümlesini, hiç kavuşamadan edilen tüm vedalara armağan bırakmıştır.
"hasretinden prangalar eskittim" kitabını askerdeki platonik aşkıma yolladığım şairdir.