açık öğretim

dışarıdan derslere çalışıp, okula gitmeden mezun olabileceğiniz, anadolu üniversitesi, istanbul üniversitesi ve atatürk üniversitesinde çeşitli bölümleri bulunan, 2. üniversite kapsamında sınavsız girebileceğiniz bir lisans programıdır.
40 yaşında koca koca adamların kayıt olup öğrenci akbili basmasını sağlayan yüksek öğrenim programıdır.
Başlığı görünce hafta sonu sınavım olduğunu hatırladım.
Hafta sonu sınava gireceğim lisans programıdır. Ülkemiz de ulaşın pahalı olduğu için 40 yaşindaki insanların ucuza ulaşım sağlamasını sağlayan sistemdir. Kapitalizmin köpeği olmuşsunuz.
Çalışıpta okumak isteyenlere azda olsa faydalı olabilecek bir öğrenim türü
kimilerince hedeye alınan, kimilerince bulunmaz bir nimet olarak algılanan, son yıllarda cılkı çıkan eğitim sistemi türü.
Onlara formasyon verdiginiz icin biz ogretmenlerin atanamadigi kurum. Vermeyin yav vermeyin.
evde üniversite tarafından temin edilen dökümanlara çalıştıktan sonra sadece sınavlarına girerek bitirdiğimiz fakültelerdir.

türkiye’de bu fakülteler aöf, auzef ve ataaöf olarak 3 devlet üniversitesinde bulunmaktadır.
ciddi parasızlık çeken tanıdıklarımın lise ve üniversitesinden mezun olduğu öğrenim yeridir.

benim için ise; istanbul'daysanız ve düzenli toplu taşıma kullanma mecburiyetiniz varsa, bir dönem harcını verip öğrenci kartı çıkarabileceğiniz kurumdur.
açıköğretim diyince pek çok kişinin aklına hala daha 10 sene önceki gibi bir resim geliyor; kayıt yapılır, sınavdan sınava 4 soru tutturulur ve mezun olunur.

hayır! öyle değil. taze bir mezun olarak yeni sistemde çalışmadan en azından mezun olamazsın! bu net. eskisi gibi sadece çıkmış sorulara bak aynı soruları işaretle çık gibi bir şey söz konusu değil. sistem oldukça değişti. yeri geliyor bölümüne göre örgünden daha zor bir sistem haline geldi. hem 4 yanlışın 1 doğruyu götürüyor hem çan'a bağlısın (ki bazı derslerde bu hakkaten yüksek) hem de yaz okulu, telafi sınavı gibi ihtimaller yok ve taban puan var altında kaldın mı ff ile dersten direk kalıyorsun (bunların hepsi anadolu üniv. için geçerlidir). vizelerde ortalama bir öğrenci kitapların yarısını hesaba katınca 7 ders desek 28 ünite, yaklaşık 250 sayfa gibi bir miktardan sorumlu oluyor. finalde ise bu sayı 7x8 56 üniteye kadar çıkıyor.

bölümüne göre klasik sorulardan zorunlu lab derslerine kadar pek çok içeriği bulunan, gelecekte gözde hale gelip en azından mevcut pek çok üniversitede aktif hale gelecek programlar bunlar. insan kaynakları yönetimi normal bir okula kıyasla çok daha avantajlı. bu kadar genç nüfüs olan bir ülkede her şehre üniversite açsan da talebi tamamen doyurabilmen mümkün değil. ya diyeceksin ki "üniversite elit kalmalı, herkes ucundan da olsa başını sokamamalı" o zaman mevcut imamcı, sütçü okulları falan kapatacak, köklü 3-4 tanesini tutacaksın. ya da herkese en azından genel kültür katsın diyorsan bu okulları yaygınlaştırıp ulaşabileceği kesimi çoğaltacaksın. en makulu 2. şık gibi duruyor.