Sarışınları beğenip esmerlere çekiliyorum. Hayat beni neyle sınıyorsun anlamadım ki?*
2 sene önce, bursa / kestel'de başıma gelendir. şubat ayı içerisindeydi, 4 ay olmuş, iş görüşmesinden, iş görüşmesine, cepte kalan son kuruşlarla, kimi zaman ailenin aracı, kimi zaman toplu taşıma veya firmaların servisleri ile istanbul çevresi her yeri deniyorum. kestel'deki görüşme ise son zamanlardı artık, cepte kuruş kalmamış, araca yakıt ve yol parası ekleyecek durum yok, 4-5 vasıta (köy dolmuşları gibi dolmuşlar dahil) firmaya gittim. bu firmanın istanbul'da merkezleri olmasına rağmen, abuk subuk, kısaca bir görüşmeyi bile bu aptal yerde düzenlemişler, benim gibi bir çok insan zorluklarla buraya ulaşmış. 10 dk süren toplantı sonrası her girene teşekkürler, bir sonraki aşama için yine arayacağız demişler.

gidene kadar zaten yeterince üşümüştüm, çıkışta beni yanlış yere yönlendirip, soğukta minibüs beklememi söylediler. bu sırada sağanak yağmur başladı, etrafta binaların olmadığı, fırtınanın koptuğu bir günde dizimin üstüne kadar ıslanıp, çamur içinde kalıp, rüzgarın etkisi ile de donmuştum. bu sırada emekçi olduğu her halinden belli bir abimiz, ticari aracında yer ayarlayarak beni almış, otogara kadar bırakmıştı. sinir, ıslanmışlık ve soğuğun etkisi ile başka hiç bir gün bu kadar titrediğimi hatırlamıyorum. buradan o abimize de tekrar selam olsun.
Hayatımın her anında hissettiğim şey. Olum ben hep fakirdim. Bunu ekstra hissettiğim an nasıl olabilir ki. Sürekliliği olan bir durumun anlık his yaratması olanaksız. Ah şu fakırlığın gözü kör olsun.*
istanbuldan ankara yönüne otostop çekecek kişiler için en iyi noktadır.eskide kaldığı filan yoktur.kamera sisteminin gelmesinin hiç bir önemi yoktur.hemen sağında bulunan yol kenarı tır denetim istasyonundan ankara yönüne çok rahat tır bulabilirsiniz.denetim istasyonunun emniyet şeridini kullanarak binek araç durdurma şansınız da vardır.bol şans!
Sakarya’da denk gelip çok güldüğüm yazıdır. Şu satırlar yazmaktaydı: “sana sevdanın yolları bana ülkü ocakları.”
Geçtiğimiz yaz 36 gün boyunca doya doya gezdiğim ülkedir.

Öncelikle vize olayından bahsetmek istiyorum ,
Vize almak zor değil ama Istanbul Mısır Başkonsolosluğu tembel, bütün olay bundan ibaret. Başvuru için gereken evrakları orayı arayarak hızlı ve kolay bir şekilde öğrenip hazırlayabilirsiniz. Istenen şeyler uçak bileti, otel rezervasyonu , öğrenci belgesi ya da çalışma belgesi gibi temel şeyler. Gideceğiniz amacı , gezi planınızı açıkça belirten bir dilekçe yeterli. Başvuruyu biletinizin tarihinden en az bir ay önce yapmanızı tavsiye ederim yoksa yetişmeyebilir.
Şimdi asıl konuya girersek, mısır gerçekten tarihin en eski ve en gelişmiş medeniyetlerinden biri ve belki de en önemlisi . Bence herkesin görmesi gereken bir yer.
Yolculuğum, biletimi THY'den 700 TL'ye aldığım Kahire uçağıyla başladı . Piramitler benim hep görmeyi hayal ettiğim bir yerdi, orayı gezerken gerçekten çok büyük bir haz aldım. Insan gerçekten hayret ediyor. Nil Nehri'nin dokusu, Şehirde görmeniz gereken müzeler , kilise ve camiler , çarşılar ve eğlence mekanları var ve hepsi de görülmeye değerdi ,Akdeniz incisi Iskenderiye ,kütüphanesi ve kalesi ile çok güzel bir şehir. Luxor , aswan, Dahab Blue hole ve renkli kanyon .. inanılmaz güzel mercan resifleri.. Sharm El Sheik güzel bir tatil mekaniydi , son haftamı burda geçirdim ve pegasus ' dan aldığım 230 TL'lik biletimle İstanbul'a döndüm. Anlatılacak çok detay var ama her biri ayrı bir entry,zamanı gelince yazılacak. Ben genç bir kadın olarak hiç sıkıntı çekmedim, dolandırılmadım bunda Mısırlı bir arkadaşımla gezmiş olmamın büyük rolü var . Tek başına gezmek yalnızca Türkiye'de olduğu kadar sakıncalı olabilir. Mısır, çok fakir bir Türkiye gibi. Gerçekten günümüzde çok kirli bir şehir. Ve sarı şehir . Gerçekten öyle , renkli bir bina görmek çok zor. Ama önyargılı olmamaya çalışın, hiçbiri bu güzel tarihi ülkeyi , antik mısır medeniyetini gezmekten alikoymasin sizi. Tavsiye ediyorum, gidin, kendiniz görün, bilmeyen insanların konuşmalarına kulak asmayın.
bir şişe rose biraz peynir eşliğinde bir süre ponte vecchio'yu süzdükten sonra sallanarak piazzale michelangola'ya çıkıp büyüleyici manzaraya karşı durmanın verdiği hazzı gittiğim hiçbir yerde alamadığım inanılmaz şehir
Çökmek.
Çökün çökeceğiniz kadar çünkü sonrasında enkazdan çıkabilmek için çöküşe ihtiyacınız var. Çökmeden çıkış yok. Çöküşten de korkmayın.
işin içinde devlet eli olduğu için bulaşmayacağım uygulamadır.
Hayat değiştiren kitap diye bir şey yoktur. Tek bir kitap hayat değiştirmez, kitaplar hayat değiştirir. Ne kadar okursan o kadar cahilleşirsin ve cehaletini fark ettikçe bilgiye olan açlığın daha da artar. Bu da bilgiye ulaşmak için daha çok çaba harcamanı sağlar. kitapların hayatını değiştirmesine izin ver. Çünkü her kitaptan farklı bir şey öğrenirsin. Öğrendikçe değişir hayatın.
İlk yolum bildiğin filmlik yahu :) yaşım 14 ama çalışıyorum. Gittim nilüfer turizme ilk bilet nereye dedim ankara dedi aldım atladım gittim :) 1 gün kaldım anıtkabiri gezdim ulus pirinç hana gittim çay içerken huzurda kayboldum. Sonra yol beni bir daha bırakmadı ...
uyumlu, gezmeyi ve yolda olmayı seviyorlar ise çıkılan en güzel yolculuklardandır.