beyaz yakanın en sevdiği kartlardandır. belirli restoranlarda para yerine geçen, beyaz yakaya yemek çıkarmak yerine git dışarıda istediğini ye diyen işletmelerin, yemek parası yerine verdiği karttır.
bir süre freud'la çalıştıktan sonra, kendi bireysel psikoloji ekolünü kuran ve bu yönüyle önem kazanan avusturyalı psikiyatrist.

bireysel psikolojinin temel ilkelerini açıkladığı, aşağılık-üstünlük eğilimi ve yaşamın amacı gibi kendine has adler psikolojisinin temel kavramlarından bahsettiği "yaşama sanatı" ve odak noktasını insanın kendisiyle ve toplumla olan iletişimine çeviren "yaşamın anlam ve amacı" adlı eserleri, psikolojiyle ilgilenenlere tavsiyedir.
alman filozof. ayrıca filolojiyle de ilgilenmiş ve şiirler de yazmıştır. yazıları ağırlıklı olarak din, ahlak, felsefe ve kültür üzerinedir.

"bugüne dek yalana doğru dediler çünkü." dediği "ecce homo", "zerdüşt yine insan olmak istiyor." diyerek bir dağdan inişi ve insanların arasına karışma isteğini anlattığı "böyle buyurdu zerdüşt" gibi düşünce yazılarını bir araya topladığı pek çok eseri bulunmaktadır.
Az yanan şömine alev alsın diye şişeden püskürtmeye çalıştığım sıvıyı yanlışlıkla yere dökünce odanın alev almasına ramak kalmıştı, 3 kişi Vizontele'yi söndürmeye çalışanlar gibi oda zeminine vurmuştuk elimizdekiler ile. O günden beridir bende huzur ve sıcaklık yerine panik ve korku havası çağrıştırır. He biri yakarsa oturur karşısında ısınırım ama el atmam.
Su ve Elektrik diyeceğim ama kaçak elektrik kullanımı ülkemizin belli bir kesiminde %90'lara ulaşmış. Adam bedava diye her odasına da klima takmış biz burada borcunu ödüyoruz.. O yüzden çok afedersiniz b.kunu çıkarmada üstümüze olmadığından bir şey ücretsiz olmasın, makul olsun yeterli. O da çok zor.
insanı kimi zaman fazlasıyla rahatlatan kimi zaman ise bir o kadar yoran ve geren eylemdir.
büyütülmemesi gereken bir olgudur. kişiyi kendisini geliştirir. allahın odununa einstein ders verse de adam olmaz. hayat devam ediyor, iş hayatında diplomaya saygı yok zaten. olsaydı mimarlara 800 lira maaş teklif edilmezdi.
her sayfasında ve her çizimde insanın kendini bulmasını sağlayan "dinle küçük adam" adlı muazzam kitabın sahibi, kimi noktalarda freud'dan ayrılmakla birlikte psikanaliz alanında önemli çalışmaları olan psikiyatrist ve yazar.
Genelde eş dost akrabanın her birinin evin bir kısmına girmesi ile üç dört saatte bitecek temizliktir. 5. evimiz bu oturduğum ev her seferinde öyle oldu.
bir tarafta çok sevdiğiniz arkadaşlarla gezecek olmanın heyecanı,
öbür yanda aileden uzaklaşmanın ilk garip hisleri,
gezmeye olan düşkünlüklerin ateşlendiği yerlerden biridir bence
"harçlar"
evet haraç olarak alınan paralar.
sen çipli kimlik çıkarıyorsun beni almaya zorunlu kılıyorsun sonra hoop bunun parasını alıyorsun,
kardeş senin ehliyeti değiştirmemiz lazım diyorsun hoop bunun da ücretini alıyorsun,
seyahat etmek için pasaport almaya kalkıyorsun dünyanın en masraflı pasaport alımı bizde(ücretsiz olmasa da daha düşük fiyat olabilir)
mesleklere sertifika zorunluluğu getiriyorsun bir de bakıyoruz ki fahiş fiyatlar isteniyor,
sınav harçları aldı başını gitti (sektör haline geldi resmen)
eğitim fakültelerinde derslerde "imkan ve fırsat eşitliği"nden bahsedilir ama dağıtılan kitaplar! dışında aileleri çok zorlayan maliyetler var.
annenizi ve sevgilinizi çağırmanız ilk ipucu olabilir. son tuttuğum evde, annem bir liste tutuşturdu elime, girdi mutfağa. sevgilim odalara, ben alışveriş+salon. 3-4 saate tertemiz ettik evi. çok düşünülmemesi gerekir, ama tek başına baya can sıkıcı olabilir. yakın çevrenizden yardım isteyin, yoksa (bkz: yardımrail)
ben başlıyorum. fringe, poi, vikings, leyla ile mecnun, ben de özledim, yeşil deniz, rick and morty, 11.22.63, mr. robot, la casa de papel, narcos ve prison break.
çocukluğumdan bugüne taşındığımız dokuz-on ev ve üniversite boyunca müdahil olduğum öğrenci evleri düşünüldüğünde, gizli uzmanlık alanımdır.
erken kaybedenler'de "çünkü büyüdükçe arzularım küçüldü, şaşkınlıklarım küçüldü, beklentilerim küçüldü. büyüdükçe öyle küçüldüm ki içimde taşacak bir şey kalmadı. büyümenin bir bedeli varsa işte bu; yarım metre uzadım, yirmi kilo aldım ve dünyadan vazgeçtim." satırlarına imzasını atan yazar kişi.
istediğiniz kadar objektif olmaya çalışın eğer konuştuğunuz veya dinlediğiniz kişiyi tanıyorsanız; akraba ilişkileri, iş ilişkileri veya arkadaşlık ilişkilerinden ötürü oluşan bağ yüzünden ön yargılarınızı bırakarak dinleyemiyor ve anlayamıyoruz.
ama tanımadığınız insanlarla konuşurken ki rahatlık bambaşka, muhtemelen bir daha görmeyecek olmamızın verdiği rahatlıktan geliyor veya onunla konuşurken kullandığımız herhangi bir cümleyi bize karşı kullanmayacağını bilmek..
Doğum oranlarını bilmeden kesin bir azalış olup olmadığını bilemeyeceğimiz göç dalgasıdır.
eğitimin sadece üniversitede verildiğini düşünenlerdenseniz girdiğiniz bunalım normaldir.
bazı üniversiteler ve bölümler hariç günümüzde o kendinizi yırtarak girmeye çalıştığınız üniversiteyi bitireceğinizde size verecekleri belgenin pek de bir anlamı olmayacak. işin ilginç tarafı ise bunu çok geç far edecek olmanızdır
Memleket insanımın gidip memleket insanı olmayanların geldiği göçtür. İşe yaramaz, kaosu ve işsizliği büyüten, burada yaşamayı psikolojik olarak zorlaştıran da göçtür. Gaz almak için açıklanan istatistik verilerin dışında mahalle izlenimi bu konuda daha başarılı olacaktır.