junior larrousse ansiklopedisinde piramitleri ve hiyoroglifleri gördüğümden beri gitmeyi düşleğim yer. sonra buna biraz macera isteği (mumya) biraz da primamitlerin ve arkeoloji merakı eklendi. sanatçı olarak eserleri ve tarihini inceleme isteğim dışında, yanlış da olsa piramitlere tırmanma isteğim var. amerikalıların çaldığı eserleri sergilediği metropolitan musem nyc'de sadece mısır bölümüne 2 gün ayırmış ve saatlerce her odasını gezip haritada işaretlemiştim. umarım ilk iznimde mısır'a doğru yola çıkacağım ve piramitlere tırmanmayı deneyeceğim. kameraya çekme ya da paylaşma gibi bir şey değil. umarım kimseye yakalanmadan çıkıp inerim**
Aşkı aşk bilir ancak. Aşkın anladığımız ve anlamadığımız ruhunu kavrayan şiir. didem madak ile özdeşleşmiş en bilindik eseridir. bir şiir bir şaire ancak bu kadar yakışırdı.
Duyunca ya da görünce arda kural isimli eski oyuncu aklıma geliyor. Twitterdaki parody hesaptan yazılan şezlong muhabbeti yüzünden hep.
10 kasım da istanbul da 09.05 geçe saygı duruşunda duranların sayısı oldukça azalmış. onu fark ettim.
Yazdıklarıyla ruhundan parçalar okuduğum ve ruhumda parçalarını bulduğum şair. İki şiirini özellikle çok severim. mutsuza kim bakacak ve siz aşktan n'anlarsınız bayım


"İki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim biri mutsuz
Ben ölürsem maviş anne, mutsuz için
Dünyanın bütün sabahlarına bir bilet al.

Ben ölürsem mutsuza iyi bak!"
polonya.
olabildigince soguk, en sicak sehri bile -20 leri goren bir ulke, yemek kulturleri bizden cok farkli, insanlari ayikken soguk ve mesafeli olmasina ragmen kafasi guzelken tadindan yenmez, eglencenin dibine vururlar.
kizlari cidden guzel.
kendi başınıza seyahat edecekseniz yararlı uygulamalar var bunlardan yararlanabilirsiniz. mesela rome2rio ulaşım için hayat kurtarır.
tırla giderken kör noktadan önümüze geçen bir otomobili iteklemiştik ama tantanası yarım saat sürmüştü, ben de yukarıdan istifimi bozmadan olanı biteni izlemiştim.
bir türlü sevemediğim lezzet. antep yemekleri için tamamım ama antep fıstığı ezmesi bana göre değil anlamış oldum.
bahar gelsin gitmek için sabırsızlandığım Erzurumdan geçerken cağ kebap yemeyi umduğum tren yolculuğu
didem madak tarafından yazılmış en sevdiğim ikinci şiirdir. maviş anne, mutsuz ve didem. içimde yarattığı his inanılmaz.

"Kalbim sanırım büyüyünce
Sokaklarda ağlayan biri olacak"
gerçekleştirmek istediğim eylem. bir yaz insanı olarak, gri, soğuk günler geldi ve yine darlandım.
daha öncede yazmıştım kullanıyorum. son çıkan juul 2 de oldukça iyi. daha fazla sıvı bulundurduğu için daha fazla gidiyor.