Şehirde pek de yapacak birşeyin olmamasından dolayı insanları bol bol otostoba,çevre şehirleri hatta çevre ülkeleri gezmeye iten üniversitedir. (bkz: atatürk üniversitesi)
birinin eline kalem batırmak. küçükken abimin beni durduk yere dövdüğü günlerden birinde sinirlenip kalemi elime aldığım gibi abimin eline batırmıştım.
lise yillarimin gectigi yerdir. zaten liseli degilsen ne isin var sorusuna cevap bulmak oldukca zordur. yine de yolu dusenlere demlenmelik mekan: sanat sokagi.
yaşamın saçmalığını göz önünde bulundurunca gerçekleştirmesi en mantıklı olan eylemdir.
İstanbul dışında yaşayanların burada yaşamak icin caba sarf ettikleri, istanbulda yaşayanların da bir an önce kaçmak istedikleri lanet şehir. Çekin kurtarın beni buradan diye yalvarıcam artık
Attığı oklarla feleğimizi şaşırtan aşk tanrısı. İnsanların ne istediğini zerre umursamaz. Canı kime istiyorsa ona fırlatır aşk oklarını. şerefsizdir anlayacağınız.
rakısı ve köftesi ve kafası güzel insanlarıyla bir başkadır benim memleketim.
Bindiğim araçtaki abinin esrar içmesiydi. Ve bana uzattığında geri çevirdiğim için de beni keriz olarak nitelendirmişti
her mevsimin tadının ayrı olduğunu düşünen bir kişi olarak çokta katılmadığım başlık. kış ve sonbahar gezileri, kesinlikle ilkbahar ve yazın tadını vermez, çok daha farklı bir tadı vardır. seveni, sevmeyeni vardır elbet, deneyimlemeden anlaşılmaz.

ha ben soğuğu sevmem ama kışın gezicem diyorsanız, (bkz: afrikada gezilecek yerler)
Bir maddenin bazı mikroorganizmalar aracılığıyla, kimyasal olarak çürümesi olayıdır.
Yunan mitolojisinde aşk, seks ve şehvet tanrısıdır.

Ey yüce tanrım! Biz bu zavallı ve aciz kullarını sana layık olamadığımız için affet, merhametinle çepeçevre sar ve sarmala.

Amin.
Aşk acısı çekip " ben artık dayanamıyorum, bir gün daha yaşamak istemiyorum." Diye düşündüğüm zaman kendimi şöyle avuturdum:
"Emre aydın'a bu şarkıları yazdıran acı onu öldürmediyse ve o buna dayandıysa ben de dayanabilirim."