#tüm songlkaradeniz başlıkları

jinekolojik muayene esnasında kadınların ve lgbti+ bireylerin doktor tarafından uğradığı sözlü ya da eylemsel şiddettir. En yaygın örnek olarak “evli misin bekar mı?” sorusu dahi jinekolojik şiddete bir örnektir. Bireyin cinsel özgürlüğünü toplumsal normlara göre yargılamak ya da sağlık sorununu buna göre değerlendirmek bir hak ihlalidir. Doktorun muayene sırasında hiçbir ayrım gözetmeksizin işini düzgünce yapmaması birçok bireyde travma yaratmıştır. Özellikle hastanın en savunmasız olunduğu sağlık dalı olduğu için muayene eden doktorun yaptığı işlemlerin tümünde konuşarak aşamaları hastaya aktarması daha sağlıklı bir süreç yaşatacaktır. Jinekolojik muayene sırasında birçok birey kendini cezalandırılıyormuş gibi hissetmektedir.
regl olan bireylerin maddi nedenlerden ötürü ped, tampon ya da hijyen koşullarına yeterli seviyede ulaşamamasından ötürü yaşadığı durumdur. Sadece hijyenik ped alamamakla ilgili değildir, ayrıca temiz suya ve hijyenik koşulların sağlandığı tuvaletlere erişememek de regl yoksulluğunu kapsar. Özellikle yoksulluğun yüksek olduğu bölgelerde hijyenik ped alacak gücü olmayan bireyler kullanılmış bebek bezlerinin görece temiz kısmını, gazete kağıtlarını, kumaştan kestiği bezleri ya da yaprakları kullanarak regl dönemini atlatmaya çalışır. Halen daha regl olmayı bir tabu gören geleneksel toplumlarda regl olan kişi evden uzaklaştırılıp bir barakada tek başına bırakılmaktadır. 2016 yılında nepal’de regl sürecini soğuk ve havalandırmasız bir barakada geçiren genç kız soba dumanından ötürü boğularak ölmüştür. Yaşam ve sağlık şartlarını fazlasıyla etkileyen bu süreç ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Ayrıca şu aralar gündemdeki sıcaklığını koruyan hijyenik pedlerden %18 kdv alınması da regl yoksulluğunun belirgin örneklerindendir. Regl ürünleri lüks değil zorunlu bir ihtiyaçtır ve ücretsiz olarak sağlanması gereklilik arz etmektedir.

Regl yoksulluğu alanında çalışan Konuşmamız gerek derneği ’nin çalışmalarına göz atmanızı ve hazırladıkları regl kılavuzunu okumanızı öneririm.
Bugün başıma gelen durumdur. Dün arayıp görüşelim dedikten sonra bugün haber alamadığım kişinin en iyi ihtimalle hastanede filan olduğunu mu ummalıyım nedir yani? Bu ilk ekilişimdir, devamı gelmez herhalde, gelmez değil mi ya?* Gelirse de yapacak bir şey yok, dünyanın sonu değil ya.
2021’den sonra gelen yıl. Son 1 haftadır sürekli yılbaşında ne yapacaksın lafını duyduktan sonra hiçbir şey yapmak istediğimden emin olup hiçbir şey yapmayarak girdiğim gündür. Hatta öyle ki bu yıl patlayan havai fişeklere bile bakmayı planlamıyorum, zaten bodrum kattan göründüğü de yoktu ya neyse.
Onaysız ya da onay inşası ile bir bireye karşı cinselliğe yönelik olarak uygulanan tehdit ve teşebbüsleri içeren eylem ve davranışlardır. toplumda ise yetersiz bir oranda da olsa sadece tecavüz odaklı bir farkındalık var fakat cinsel şiddete bireyler evlilik içinde de fazlasıyla maruz kalıyor. Birini sekse ikna etmek de cinsel şiddettir ama bu şiddet çoğunlukla görmezden geliniyor. Buna rağmen etkisi her şekilde travmatiktir. Cinsellikte onay alınmamış her istek cinsel şiddettir. Onay almak için uygulanan tehdit, duygusal manüplasyon ve ısrar gibi eylemler cinsel şiddetin kapsamındadır.
Cinsel ilişki sırasında kişinin onayı olmayan bir eylemin yapılması için partnerin ısrar, duygusal manipülasyon ve yalanla karşısındakini ikna etme sürecine denir. Birçoğumuz onay inşası süreciyle karşılaşıyoruz ve farkına varmamız bazen fazla zor olabiliyor. Çünkü cinsellikte sınırlarımızı sevdiğimiz ve güvendiğimiz insanlar daha sık aşıyor ya da aşmaya çalışıyor. Cinsel şiddete uğradığımız gerçekliğini kabullenmek zihnimizde o kadar da kolay olmuyor. Dur dediğinde durdan anlamayan ve dürtülerinin ardına sığınan o kadar çok kişi var ki sağlıklı bir cinsel hayata sahip olmak pek mümkün değil özellikle bizimkisi gibi geleneksel yapıdaki bir toplumda.
İranlı şair. On dördüncü yüzyılda yaşamış ve iran edebiyatındaki varlığıyla halen daha önemli bir yere sahip olan kişilerdendir. Şu aralar pek fazla duymaktayım adını. Sanırım farsça öğrenmeye başlamış olmamın belirgin bir etkisi var bu durumda.
Sarıyer’e bağlı bir mahalledir. İstanbul’daki köprülerden bir tanesinin de bulunduğu yerdir. Fakat doğası İstanbul’un beton mezarlığı olmasına rağmen varlığını koruyor. Yakın arkadaşımın yaşadığı yer olduğu için gitmiştim. İsmi fazlasıyla hoşuma gidiyor ve orhan veli’nin garip akımını hatırlatıyor bana. Zaten benim de garipçilerden pek bir farkım yok gibi. Bir ara yakın arkadaşım şiirlerimi bu akımın tarzına benzetmişti. garip bir şekilde hoşuma gitmişti.
Ankara’da faaliyet gösteren meslek cemiyetidir. Yakın zamanda cemiyetin veri gazeteciliği eğitimine katıldım ve fazlasıyla verim aldım. Bu tarz oluşumların projelerine daha fazla destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gazetecilik mesleğini daha nitelikli bir biçimde sürdürmek için buna ihtiyacımız var açıkçası.
10 temmuz 1952’de kurulan sendikadır. Bir gazeteci olarak mesleğimizi sürdürürken yaşadığımız zorlu koşulları göz önüne aldığımda gerçekten gerekli bir kurum olduğunu düşünüyorum. Bugün ise sendikanın akademi kolundaki bir eğitime katıldım. Açıkçası böylesine verimli etkinliklerin ücretsiz olarak sunulmasını çok faydalı buldum. Etkinliklere şu linkten ulaşabilirsiniz: Tgs akademi eğitimleri

Bunun dışında gazeteciler cemiyeti’nin de eğitimlerine katılmakta yarar var.