yurt dışında yaşanan ilginç ve absürt anılar

ilk turum italya ve her 30 ülkeden olmak üzere 45 kişilik geziye katildim. kesinlikle kar amacı gütmeyen kuruluş. sadece interrail gibi ögrenci yapılanması. 2 haftalık barınma yeme içme ulaşım 200 euro verdim.

ilklerim ilki olacak italya da en absürt ve ilginç anim ise ahalinin gece gündüz içip soyunma oyunu oynamasıydı. bunu ilginç kilan bunlari hristiyan mabedinde yapmaları.

oo milletin tamami hristiyan bunu yapacak kadar rahatlar (*swh)
amsterdam'dan bir kaç arkadaşla trene binip berlin'de indikten sonra dağılıp başka yerlere gittik sonrasında ise yürüyerek brandenburg kapısına gidip oraları gezdim tam dönüp gidiyordum ki bi baktım Çağatay orada sonra dedim ki dünya gerçekten küçükmüş.
berlin east side galleryde dolaşırken yanımızdan geçen arabadan orhan gencebay çalması
Yıllardır seyahat eden beni bu başlığı açmaya sürüklemiş bir olay yaşadım 2 saat önce, Seul'de yolda yürüyorum gideceğim yeri bulamadım bende 3 kişinin yanına yaklaşıp İngilizce biliyor musunuz dedim iki genç ve biri orta yaşlı bu üç kişiden orta yaşlı olan bildiğini söyledi ve bende bu adrese gitmek istiyorum deyip adresi gösterdim adamda eliyle yolu işaret edip o taraftan gitmemi söyledi bende teşekkür ettim o sırada elini uzattı bende uzattım ve bir anda elimi ısırdı, size yaşadığım durumu asla anlatamam şok oldum ve hızlıca uzaklaştım en son arkamdan anıra anıra kahkaha atıyorlardı.
viyana'da kahlenberg tepesindeyiz. bir anda yağmurun başlamasıyla kendimizi durakta bekleyen otobüsün içine attık. otobüsün ön tarafındaki tekli geniş koltukta 50 yaşlarında bir türk hanım, yan tarafındaki çiftli koltukların birinde ise 20'lerin sonundaki kızı oturuyordu. annesi kızını yanına oturması için çağırdı. kızından "ben sıkışmayı sevmiyorum anne" yanıtını alan kadın, kızına verdiği verdiği "o zaman sikis" yanıtıyla kahkaha atmamıza sebep oldu.
Kore'de yol sorduğum Koreli amcanın tarif ettikten sonra elini sıkmamla birlikte elimi ısırması sonrasında Şener şen koşusuyla yanlarından kaçmam
belarus'ta aracına bindiğim uber şoförünün rusça nerelisin sorusuna kırık rusçamla türk'üm diyerek cevap verdikten sonra elemanın "tayyip ankara zuahaha" diye anıra anıra gülmeye başlaması ile benim de gülmeye başlamam ve yol boyunca durmadan gülmemiz.
Kiev'de bir kız poşetin içinde putin baskılı tuvalet kağıdı götürüyordu. Dikkatimi çektiğini fark edip bir parça koparıp hediye etmişti. Hala cüzdanımda taşırım anısı var :)
evs ile hırvatistan'a gitmişiz kafalar güzel, tabii alkol ucuz hayat bize güzel falan ilk yardım sunumu alıyoruz proje gereği. herkes çok mutlu ama türkler daha çok :) yaralanmalar, yanıklar falan derken hayvan ısırmalarına geldi birden konu. birisi tarantula ısırmasını sordu biz de goygoya aldık, kertenkele görünce kalp krizi geçiriyorsun tarantulayı görsen neler yaparsın falan filan... insanı ömründe kaç kere tarantula ısırabilir ki diye de düşünmeden edemiyorum içimden. herkes hala goygoya almaya devam ediyor eğleniyor falan sonra birisi kahkaha atarak çıkıp ''sanki evinde tarantula besliyorsun'' dedi ve aynı hızda cevap geldi ''8 senedir evimde tarantula besliyorum''
abd'de kırmızı ışıkta yaya olarak geçecekken beklemekte olan üstü açık klasik bir araba için arkadaşıma "ne güzel araba vay anasını" diyip adama da kibarca "nice car!" diye seslenmem ve karşılığında adamın "eyvallah gençler" diye cevap vermesi :D