likya yolu

başlangıç noktası ovacıktan kaş'a kadar yürüdüğüm, yürümeye, hayata, doğaya olan bakış açımı keskin şekilde değiştiren olağanüstü bir tecrübeydi. bir gün mutlaka kaldığım yerden antalya'ya kadar yürüyüp bitireceğim. 'yürürüz yiiaa nooelcek' dediğimi, yanımda su bulundurmayı pek önemsemediğimi ve bu iki gevşek tavrım yüzünden müthiş sıkıntı çektiğimi ufak bir anektod olarak belirtmek isterime efenim.
bir hata yapıp 15 kilo çantalarımızla ağustos sıcağında ayağımızda normal spor ayakkabılarla ve yanımızda 2 litre su ile çıktığımız yol tabi ölüdeniz manzarası eşliğinde yola başlayınca bütün olumsuzluklar oracıkta kayboldu
2015 yılında bir kısmını yürüdüğüm, geri kalan kısmını ise önümüzdeki nisanda yürümeyi planladığım yol. resmen yol beni çağırıyor gel tamamla diye.
geçen mayıs ayında gittiğim ama bitmek bilmeyen yağmurlardan dolayı tamamlayamadığım efsanevi yol. tekirova'dan olimpos'a kadar gidip geri dönmüştüm maalesef.
antalya'nın tüm güzeliklerinden geçen koy koy dağ bayır yürüyeceğin yol. her iniş çıkışta hayrete düşeceğin ve şaşkınlıktan kendini yeşile boyayacağın uzun yürüyüş fantezisi
yürümeyi, kamp yapmayı istediğim rota. 2-3 sene içinde yaparsam çok güzel olur.
yolun en güzel tarafı geçtiğimiz köylerde köylülerin evlerinin bir kısımlarını gelen misafirlere yemek ve çay için ayırmışlar. konaklamaya ayıranlarda var tabi. bel köyünde fatma bacı ve osminin pansiyonunda kalın mutlaka.
eğer ki eylül ayında gidiyorsanız özellikle yanınızda su stoğu olsun, bir çok su kaynağı kurumuş oluyor. özellikle alınca rotası baya zorlayıcı oluyor. ek bir tavsiye olarakta kesinlikle aperlai'de bir gece geçirip öyle demre rotasına giriş yapın.
demre finike arasını yürüyecek olanlar spagetti canavarı yardım etsin. 1800mt rakımlı bu etapta bir çok ciddi diklikte tırmanış var, ayrıca su kaynakları oldukça sınırlı, değer mi buna bilmiyorum