iran

Birçok kişinin önyargıyla baktığı bu eşsiz ülke hemen hemen herkesi şaşırtmayı başarabilir. Muazzam insanlar, çok güzel kültürler, harika yerleri görebilirsiniz. Hakkını asla ödeyemeyeceğiniz dostlar edinebilirsiniz bu ülkede. İlk bir iki gün “bu nasıl ülke lan böyle” diyebilir ama daha sonra “bir bahane olsa da tekrar gitsek” diyebileceğiniz ülke olabilir İran.
Yıllardır otostop çekiyor olsanız da İran’da düşündüğünüz kadar kolay olmayabilir. Sanki ilk defa otostopla tanışıyor hissini yaşayabilirsiniz. Neden mi? Çünkü İran’da Otostop kültürü diye bir şey yok otostop kelimesi lütaglarında ne Farsça, ne Türkçe, ne de İngilizce olarak yok. Herkes otobüs olarak algılıyor ve terminale götürmeye çalışıyor. Otostop çektiğin tüm araçlar duruyor neredeyse ama otostopu bildiklerinden dolayı değil. Taksi olarak duruyorlar ilk 10 dakikanı otostopu anlatmaya çalışarak geçiriyorsun. Param yok diyorsun, free taksi diyorsun, piyade (yürüyerek) diyorsun, bir şekilde aracına bineceğim ama parasız diyebilmek için uğraş dur. He bir de Türk tribi çekiyorsun “hiç mi paran yok?” sorusuyla. Sonuç çoğu zaman tatlıya bağlanıyor ama. Zaten bu sürece en fazla üç gün içerisinde alışıyorsun. Yolda kalmak gibi bir durum söz konusu kesinlikle değil. Gecenin bir yarısı en tenha yerde otostop çeksen dahi araçlar duruyor. E tabi en başa sarıp durumu açıklamaya çalışıyorsun. İşte en zor tarafı da bu olsa gerek. İran’da otostopun en kolay yanıysa her şehrin girişinde gişeler bulunuyor, buralarda da askerler(serbaz) ve polisler araçları durdurarak kontrol yapıyor. İşte bu asker ve polislerden yardım istemek işinizi oldukça rahatlatıyor. Durumu anlatıyorsunuz, nereye gideceğinizi söylüyorsunuz ve size o tarafa giden bir araç durdurup yolcu ediyor. İran’da Otostop kültürünü bilmeseler de bilenlerden daha çok layıkıyla yerine getiriyorlar.
Gectigimiz Temmuz ayi, beni daha once Israil vizemden dolayi almayan Iran’i pasaportumu degistirerek bu defa ziyaret edebildim. Oncelikle bu yazida Iran’ da gezilmesi ve yapilmasi gereken yerler tadinda bir yazi beklemeyelim, cunku daha cok ne gordum ve hissettim tadinda bir yazi olacaktir.

Oncelikle Iran, Dunya’nin en koklu tarihi mirasina sahip sayili ulkelerinden. Ulkede gezilecek bircok yer var ama benim bu gezimde vaktim Tebriz, Tehran, Isfahan, Sar Agha Seyed koyu, Shiraz, Bushehr ve Yazd’a yetti.

Iran’li insanlar denilince ilk soyleyebilecegim hem nufusun yarisini olusturan Azeri Turkleri olsun hem de Fars’lilar cok ama cok misafirperver olmalari. Oyle ki yeni tanidigin bir insan sana koc kesebiliyor. Seni tanimayan insanlar Turkiye’den oldugunu ogrenince evlerine davet ediyorlar, sattiklari urunun kimi zaman parasini almak istemiyor ya da bir sey ismarlamak istiyorlar.

Turk sarkilari neredeyse her aracta var ve yolda yururken dahi arabalardan Turk sarkilarini duyabiliyorsun. Ibrahim Tatlises ve onun son durumu hala ilgilerini cekiyor, Turk dizileri her zamanki gibi cok cok izleniyor. Turk halki fazlasiyla seviliyor ama devlet yoneticileri pek de sevilmiyor. Konusmalar sirasinda muslumanliktan konu acilip mezhep mevzusu olabiliyor ama rahatsiz edici tek bir konusma olmuyor.

Genel gozlem olarak anliyoruz ki insanlari eger bir konuda zorlarsaniz ters teper, bu yuzden dinde baskasinin inanc bicimini sorgulamamak ve zorlamamak istenilmistir.
Bana diger gezilerimden farkli hissettiren noktasi, kapali oldugumdan oranin yerlisinden bir farkin olmamasi ama tarzinla onlara gore gercekten kapali olman. Yabanci oldugun anlasiliyor ama onlarin algisinda kendi ulkemde acik oldugun dusunuluyor, kapali oldugumu soyleyince garipsiyenler oluyor.

Basina tam anlamiyla kapatan neredeyse kimse yok (carsaf giyinenler kadinlar dahil), Turkiye’de misal bu ortalama kadinlarin yarisi kapali seklinde ise orada yuzde 10 kadar. Kendisini gostermek isteyen kadinlar oldukca dar giyinmekte ve cok agir makyajlar yapmaktadir.

Yolda kadin-erkek ameliyat bandajli bircok kisi gorebiliyorsunuz, estetik ameliyati cok yaygin. Konustugum biri, orada bircok insanin bir dine inanmadigindan bahsetti. Kimse kendi yonetimini de sevmiyor. Icki olarak normal ulkelere gore daha fazla kacak icki oldugunu bir arkadas soylemisti. Gercektende her ne kadar kapali olsan da kadinlardan herkes kapali oldugundan icki ikram etmek isteyenler de cikabiliyor.

Ayrica sohbet ettigim kisilerden edindigim bilgiye gore uyusturucu ve gece partileri de oldukca yaygin. Ambargo uzun yillar etkisini surdurdugunden Tehran haric diger sehirlerde cok yeni modelli arabalar goremiyorsunuz. Deli gibi araba surduklerini ve Istanbul’un trafiginden daha ciddi bir trafige sahip olduklarini soyleyebilirim. Ilginctir Coca Cola ve Fanta gibi urunler oldukca satiliyor.

Yazin gittigimden hava oldukca sicakti ama vakit olmayisindan biraz da vakitsizlikten zorunda kaldim. Yemek olarak genelde etli yemekler yiyorlar. Yemeklerin yaninda ayrica pirinc pilavi cok tuketiliyor. Ayrani naneli iciyorlar. Bizim susamli lavas tarzi unlu mamulumuz onlarin ekmekleri oluyor. Sabah kahvaltilarinda genelde peynir, recel ve krem santi ikilisi cok yeniliyor. Onlarda cayi seviyor ama bizim caya gore daha tadi hafif. Yeme-icme maliyeti Turkiye’ye cok yakin, belki bir tik asagi diyebilirim. Neredeyse her 100 metrede bir cesmeleri var. Aksamlari olarak neredeyse her aile yuruyuse ya da piknik yapmaya cikiyor.

Cuma gunleri her yer kapali oluyor, herkes il disina kaciyor. Tabelalarda bizler gibi cok logo kullanilmamis. Kadinlar ve erkekler otobuslerde ya da metrolarda ayri bolmelerde oturuyor ama karsi cinsin bolmesinde oturmak zorunda kalinca cok buyuk sikinti olmuyor. Metro’larin her duragi sanki pazar alani, her durakta elinde urunleri ile saticilar dolaniyor.

En gelismis ve modern yeri Tehran burada Milad ve Azadi Kulesi, en buyuk carsilardan biri oranin Kapali Carsisi, Tebriz ise herkesin seni anlayabilecegi bir yer, Kapadokya’nin baska versiyonu icin Kendovan’a ugrayabilirsiniz, Isfahan kendi dokusunu koruyabilmis Nakş-ı Cihan Meydanı, Şeyh Lütfullah Camii, Mescid-i Şah, Si-o-se-pol ve Khaju Bridge baslica gezilecek yerleri, Shiraz da ise Irem Baglari, sabahlari renklerin raksettigi Nasir El Mulk camisi, Persepolis, Vekil Pazaridir.

Yazd’da zerdustlerin onceleri akbabalara gozleri yem ettigi sessizlik kulesine benim gibi gidebilirsiniz. Bushehr’ de benim gibi Korfez’e gidip, kiyilari boyunca yol alabirsiniz ama dikkat cok sicak. Bunlarin disinda Palangan gorselleri ile karistirilan Sar Agha Seyed koyune, Isfahan uzerinden Chelgerd yapip sonrasinda hayatimin en unutulmaz ucurumlu ve tas yollarinda 2 saat yol alip baskalarinin catisinin sizin bahceniz oldugu bu guzel koye varabilirsiniz. Ulasima 6 ay acik olan bu koy, tam Dunya’ nin bir ucunda denilebilecek bir yerde.

Kisaca Iran, modern yasantisi olarak kimilerin dedigi gibi kesmeli bicmeli yer degil, ben onyargisiz gittim ama cogu giden arkadasim orada onyargilarini tam anlamiyla yirttilar. Insanlari muhtesem misafirperver. Inanilmaz guzel insanlarla tanistim, yemeklerini tattim, gitmek istedigim yerlere gittim, ertelemedim. Ilk Iran’a giremeyisim sorun olmadi ve en cok da bu huyumu seviyorum, pes etmiyorum ve yasamak istedigimi tadiyorum. Bence dusunen varsa onlar da yol almali.
ilk uzun yol, ilk yurt dışında otostop, ilk uzun süreli çadır kurmalarım, yaklaşık iki ay kaldığım öncesinde iki ay da bizim doğu vilayetlerini aynı şekilde gezerken ulan doğuda misafirperverlik harbi çok iyi diye diye irana daha gürbulak sınırından geçerken bile bizi geride bırakan bir kucaklama gördüğüm, tekrar gidecegim dediğim güzel ülke. Ayrıca (bkz: iranda partilemek) hehehe
gezgin ortamlarına girmeyen insanların öncelikle ön yargıyla yaklaşıp daha sonra orayı gezen gören insanlardan dinledikten sonra hayret edilen ve konuşma bittikten sonra koşarak gitmek istenilen ülke.

ben övdüm biraz da siz övün
Herkesin hayatında en azından bir kere gidip görmesi gereken ülke. Olağanüstü kültürü, tarih ve insanların misafirperverlikleri yerinde deneyimlenmeli...
Bir ay boyunca gezip bir tane iran kedisi görmediğim yerdir.
''ah bir kere görebilsem'' dediğim kültürüne, diline sevdalandığım memleket.
Gitmediğim görmediğim ama İranlı arkadaşlarla tanışarak hayran kaldığım kültürlü insanlar topluluğudur. Farsça şarkıları inanılmaz güzeldir özellikle mohsen namjoo yu canlı canlı dinledikten sonra İran nasıl sevilmez söyleyin.
en kısa zamanda tekrar gitmeyi dilediğim dünyanın peru'yla birlikte en güzel insanlarının yaşadığı yer .

şeriat vb durumlar genelde masal. konya gibi yer düşünün mantalite olarak. allah muhammed ama alkol' de en çok bizde gibi!