datça

Daha ilk okula giderken okuduğum Datça da kamp yapan izcileri anlatan bir hikaye kitabından oldukça etkilenip büyüyünce buraya kesinlikle gidicem dediğim ve üzerinden geçen uzunca bir süreyle beraber unuttuğum en son bu yaz randoom gezerken yolumuzun kesiştiği ege denizi ile akdenizi birbirinden ayıran cennet.
Muğla ilçeleri içinde en son gezdigim yer..keşke daha önce gitseydim dediğim.yesilligiyle deniziyle kendine has yapısıyla muhteşem bı yer.eski Datça evleri,knidos,kargı, palamutbükü hepsi harika...
Muğlada bir ilçe. Akdeniz ve ege denizinin bir birine karıştığı ve suyu buz gibi olan doğa harikası.
müthiş pahalı ve gereksiz sapıklıklarla bezeli bir ilçe. muğla iline bağlıdır. 66 ve 19 plakalı araçlardan kaçınmak gerektiği gibi 48 plakalı araclardanda kaçınmak gerekir. tehlikelilerdir.
çok güzel el değmemiş koyları olan. muğlanın sakin ve kaliteli ilçelerinden . yemekler ve oteller biraz pahallı.
Palamutbükü ve bir iki koy harici çöp olan yer. merkezde adam gibi muamele eden yok, bize hep cinsleri denk geldi. palamutbükü küçük köy mahalle bakkalları da ucuz fakat orasıda turizm fiyatları çekmesi pek yakındır.
her yerde boy boy keçi afişlerinin olduğu dondurmacılar diyarı. yalnız fazla tüketirseniz acaip kafa yapıyor. öyle ki 3 kız arkadaş o kafayla ilk günün akşamı yemeğe gittiğimiz meyhaneyi arayıp garson kaldırmıştık. değişik bi tatildi vesselam.
can yücelli duvarını sevdiğim, akvaryum koyunda yaptığım kampla kendimi geldiğim yerdir.
çevre bölgelerinin birbirinden uzak olduğu, otostop çekmenin de bir o kadar zor olduğu muhteşem yazlık kesimdir. marmariste yaşamama rağmen datçaya karşı sempatim çok farklıdır. özellikle knidos antik kentini, palamutbükü sahilini görmeden gitmeyin derim. ilkbahar ve yaz başlarında 1 haftanızı datçaya ayırıp doyasıya yaşamanızı, kafa dinlemenizi tavsiye ederim.