#tüm seyahatizm entry'leri

Güzeller güzeli memleketim olur kendisi.
Ölüdeniz plajında yüzmesen, çalış plajında gün batımın seyretmeden, Babadağ’dan paraşütle atlamadan, Kayaköyde terkedilmiş evleri gezmeden,
Aşıklar tepesinde manzarayı seyretmeden,
Göcek’te marina kıyısında balık yemeden,
Likya yolunda trekking yürüyüş yapmadan AYRILMAYINIZ.

Buralara yolunuz düşer ve ev ihtiyacınız olursa, aşağıdaki linke tıklamanız yeterli.
http://mavirealestate.com/
Tuna nehrinin adeta bir gerdanlık gibi şehrin içinden geçip akması bu şehrin güzelliğine güzellik katmış.

Şehir, diğer Balkan şehirlerine göre daha gelişmiş ve sosyal refahı izlenimi verir fakat her başkentte olduğu gibi bu şehirde de birçok evsiz“homeless” ve mülteci mevcut.

Eskiden Osmanlıya bağlı olan bu topraklarda, Osmanlıya ait birçok iz bulabilirsiniz. Mora Fatih’i olarak bilinen Damat Ali Paşanın Türbesi Kalemegdanın ortasında bulunuyor. Bu türbenin tüm bakım masrafları Cumhurbaşkanlığı TIKA tarafından karşılanıyor.
Daha fazlası için;
https://seyahatizm.wordpress.com/2017/10/11/belgrad/
Stockholm, Türkiye’de çoğu arkadaşımın seyahat etmeyi istediği büyüleyici Iskandinav şehri. Ben, bu şehri gördüğüm için kendimi şanslı sayanlardanım. Sokakları, denizi, mimarisi, old town’u, bulutlu ve yağmurlu havası, Alfred Nobel’i ve Nobel ödülünü hatırlatması, Volvo ve Scania araçları, H&M, IKEA….

Stockholm’de güneşli havaya denk gelirseniz, kendinizi şanslı hissedin çünkü bu şehir çoğunlukla bulutlarla kaplı. Havanın sürekli kapalı olması tabi ki insanı psikolojik açıdan etkiliyor. Fakat, bu Stockholm şehrini sevmemek için bir neden asla olamaz.
Daha fazla bilgi için;
https://seyahatizm.wordpress.com/2018/12/11/stockholm/
İsveç’teki bu liman şehri, beni adeta büyülemişti.Kendine has esrarengiz bi havası var bu şehrin. Hani hep derler ya Kuzeydeki şehirler hep kasvetli ve ürpertici olur diye, işte bu şehir tam olarak bu tanıma uyuyor. Soğuk ve rüzgarlı bir gecede, sokaklarda kimsecikler yokken, martı sesleriyle beraber şehrin sokaklarını karış karış gezdik.
Daha fazlası için;
https://seyahatizm.wordpress.com/2018/12/11/malmo/
Diğer baltık ülkelerinden ziyade daha turistik bir şehir, Old town’da gezerken başka ülkelerden gelmiş birçok yabancı plakalı araç görebilirsiniz. Şehirde Rus vatandaşları da oldukça fazla.

Burada en çok popüler meslekler, bilgisayar ve IT alanında icra edilen meslekler..

Şehirde İngilizce konuşulma oranı yüksek, özellikle gençler iyi derecede İngilizce biliyor.2. yabancı dil olarak da Rusça çok konuşuluyor bu şehirde. Rusça biliyorsanız işiniz daha kolay burada.
Daha fazlası için;
https://seyahatizm.wordpress.com/2018/12/11/riga/
Baltıkları çok iyi bilen biri olarak ve Litvanya’da yaşamış biri olarak, benim favori Baltık şehrim kesinlikle Tallinn’dir.

Bu şehri güzel yapan detay ise tartışmasız Baltık denizidir. Liman tarafına gittiğinizde martı seslerini duymaya başlarsınız. Limanda, Maritime Museum yani Denizcilik Müzesi var, orada Sovyet zamanında kullanılmış birçok gemi ve buzkıran görebilirsiniz.Ayrıca buradan Baltık denizini seyredip, limandan Helsinki’ye ve Stockholm’e gitmek için kalkan devasa büyüklükteki feribotları seyredilirsiniz.
https://seyahatizm.wordpress.com/2018/12/11/tallinn/
Bu ülkenin en Avrupai şehri, Sovyet etkilerinin diğer şehirlere göre daha az olduğu, Polonya sınırına ve Karpatlar’a yakın Galiçya bölgesinde bir şehir.

Ülkemizden birçok kişi vizesiz olduğu için, Ukrayna’yı başlıca tatil lokasyonlarından biri olarak seçmektedir.Şehre gittiğinizde birçok Türk vatandaşı göreceksiniz.

Birçok Avrupalı burayı “Küçük Paris” olarak adlandırmakta. Doğudaki şehirlere nazaran mimarisinde daha fazla Batı etkileri gözükmektedir
Daha fazlası için
https://seyahatizm.wordpress.com/2018/12/11/lviv/
Osloda Radhuset'in yanında bulunur.Duyduğunuz üzere ünlü Nobel Barış Ödülünün Merkezi Norveçtedir.. İçerisinde müze ve interaktif bilgilendirme bölümü bulunur. Fakat bunların hepsi ücretlidir. Nobel Barış Merkezini bile ticarethaneye çevirmek ne kadar mantıklı, düşünmek size kalmış. Oslo hakkında detaylı bilgi için bloğumu incelemek isterseniz oslo
İskandinav ülkelerinden Norveçin başkenti ve en kalabalık şehri Oslo’dan bahsetmek gerekirse, ülkenin güneyinde kurulmuş bir fiyord liman şehridir. Oslo diyince hemen akla modernlik, zenginlik, gelişmişlik ve doğal güzellik gelir. Fakat, işin gerçek yanı gezdiğim diğer İskandinavya ülkelerinin başkentleriyle kıyaslayınca, Oslo gelişmiş bir şehir olmadığını farkettim. Stockholm ve Kopenhag ile kıyaslayınca oldukça sıradan bir şehir.Daha fazla bilgi için bloğumu inceleyebilirsiiniz. oslo
Belarus’un başkenti Minsk, anıtsal Stalinist mimarinin hakim olduğu modern bir şehirdir. Müzelerinin, tiyatroların ve diğer kültürel cazibe merkezlerinin çoğu, oldukça büyük Bağımsızlık Meydanı’na giden 15 km uzunluğundaki geniş bir cadde olan Independence Avenue’ye (Praspyekt Nyezalyezhnastsi) yakındır. Bu ikonik bölgede göze çarpan dev KGB Genel Merkezi ve aynı zamanda Kızıl Kilise olarak da bilinen neo-Romanesk Aziz Simon ve Helena Kilisesi bulunur. Komünizm izlerini bu şehirde fazlasıyla görmek mümkün, büyük ve geniş meydanları, geniş parkları, eski Sovyet binaları ile adeta Komünizmi yaşatan nadir ülkelerden. Ünlü Alman rock grubu Scorpions’un Winds of the Change şarkısında bahsettiği Gorky Park bu şehirde büyüklüğü ve güzelliğiyle göz dolduruyor.Daha fazla bilgi için bloğumu inceleyebilirsiniz. minsk