İnternetten yemek söylemişimdir. ödemeyi yaptıktan sonra kurye;
-Abi siteden puan verir misin?
+tabi tabi veririm...
Günlük İnternet kullanımı esnasında başımıza sıkça gelen hadise. İnsana Robot olan ben değil sensin butonu arattırır.
1989 yılında kaydedilip, 1991 yılında the word is subversion albümünde yer alan parçadır.

Grubun üyelerinden alper ağa'nın söylediği verse ilk türkçe sözlü rap niteliği taşımaktadır.
Twitter'da bir kullanıcının iddiasına dayanan durum. Data ise şunları kapsıyor;
-adı soyadı
-anne adı
-baba adı
-tc
-cinsiyet
-açık adres
-il ilçe mahalle ayrımı

kaynak
Toplum içinde alışagelmiş olarak veya nezaketen yaptığımız gündelik davranışlar.

Örneğin: yokuş çıkana yol vermek.
euro ve dolar karşısında kan kaybetmeye devam eden türk lirası yüzünden uzayıp gitmesi muhtemel liste. 200 nüfuslu köylere yapılan ikişer üçer camiiler, 7 bakanlık ve 13 başkanlıktan fazla bütçesi olan diyanet işleri başkanlığı, hacı-hoca takımı/tarikatlar vb. nedenler dolayısıyla ülkemizde en pahalı şeylerden biri de din ne yazık ki. saf bir kalp ve inanç yeterdi aslında.
(bkz: hani biz müslümandık)
Abi oldum olası bir anda popüler olan her şeye kılım. ondan mıdır nedir benim hikayem de böyle başladı. o zamanlar üniversitede ilk yılım. Eee bolca vakit var tabi, öğrenci evinde kalan tüm arkadaşlarım dizilere sarmış durumda bende toplasan 2-3 dizi anca izliyorum. Neyse efendim bunlar sürekli bir diziden bahsedip duruyor. Sibel kekilli var olum bir izle diyorlar. Sibel ablamızın ününü bilmeyen yoktur da ben ne bileyim bu adamların bu diziyi bunun için izlediğini, daha açıp bakmadan zaten dizinin her sahnesini biliyor hale gelmiştim zaten. Aradan 1 - 2 yıl geçti gezi parkı zamanları yine vakit bol. Dizimag'in hit yaptığı bir dönem ve her dizinin yeni bölümünü, 1 bilemedin 2 gün sonra direkt izliyorsun. Yine başladı lanet muhabbet zaten soğumuşum iyice bir de üstüne bu diziyi izleyen kişi sayısı 5 ken olmuş 55, yine tüm bölümlere kulaktan duyma bir şekilde hakim olmuşum ama direniyorum izlemicem. birkaç yıl daha geçti hala izlemiyorum inatla, game of thrones muhabbetleri olan her ortamdan kaçıyorum. Vallahi bıktım, sosyal medyada capsler akıyor, görseller paylaşılıyor derken bir gün taksiye bindim. Ankara'yı bilenler bahsediceğim yerleri iyi bilir. Tunus caddesi'nden taksiye binmişim Atatürk Bulvarı üzerinden bahçeliye yolum maksimum 10 dakika. Ön kapıyı açıp oturdum. İyi akşamlar abi diye selam verip, gideceğimiz yeri söyledim. İşte hikaye burada başlıyor. taksici abi kontağı bir türlü çalıştırmıyor. Bir an acaba daldım da adresi söylemedim mi diye tekrar söyledim. Taksici abi 1 dakika kardeşim en heyecanlı yerindeyim. İşin acil değilse şu sahne bitsin öyle gidelim demez mi? Abi ne izliyorsun diye sormamla aldığım cevap beni yıktı. Geym off tıronz diye bir dizi var efsane, tüm durak izliyoruz vallahi sözünü duyunca durum oldum. Yerde ararken göte buldumun tersi neyse işte o oldu. Tam 10 dakikalık yol boyunca kulaktan duyduğum bilgiler ile diziyi bildiğimi ama izlemediğimi anlatmaktan dilimde tüy bitti. İşte o gün son noktayı koydum. Ya kafayı kırıp bu diziyi bir gün izleyeceğim ya da izleyene kadar hiç lafını etmeyeceğim. Bu arada dizinin final yapması ile allah'tan artık dilden dile dönmüyor muhabbet de rahatladım. Ama hala bir yerde ne zaman dizi muhabbeti geçse sevdiklerimi söyler sonra konunun Game of Thrones'a gelmesini bekler ve sessizliğe bürünürüm.