yurt dışında hırsızlık olayları

Temkinli olunduğu sürece korkulmaması gereken olay.

Her seyahat eden kişinin başına gelebilir ama tedbir ile ciddi bir sorun olmadan atlatılabilir. Ayrıca bu mantık ile bize bulaşmazlar çok kişi ile seyahatin faydası yoktur.

Bir defasında bir İngiliz iki Fransız bir Polonyalı ve bir Litvanyalı arkadaş ile fıkra gibi gece vakti gezerken iki tane silahlı adam önümüzü akrobasi hareketleri ile filmlerdeki gibi kesip “give me Money, give me Money” diye para istedi, içlerinden Türk olarak ben, tüm soğukkanlılığım ile param olduğu halde yok diye söyleyip kenara geçtim. Benden gören diğer yabancı arkadaşlardan bir kaçı da aynısı söyleyip yanıma geçti bir iki tanesi ise para verdi. Burada bence önemli olan soğukkanlı olmaktır. Tabi karşındaki insana bağlı olarak kimse üç kuruş için kolay kolay seni öldürüp başına bela almak istemez, korkutup paranı almak ister, yani isteyenine denk gelirsen de Allah yardımcın olsun. Böyle durumda gönlünden kopan bir şey de verebilirsin orası ayrı.

Ama özellikle belirtmek isterim ki kalabalık olmanın pek bir anlamı olmayabiliyor, yani bu olayın dışında onca tek başıma, gece saatlerinde, kız başına gezmelerden tek bir olumsuz durum yaşamadım. Tedbir olarak içten cepler, cüzdanlar, klasik çorap vs. altına saklanan paralar ya da yanınızda bulunan eşyaların özelliklerine göre yaratıcı fikirler ile saklayabilirsiniz. Ek bir diğer tavsiye de çok fazla ıssız yerlerde yabancı olduğunuzu konuşarak vs. belli etmeyiniz ama en başta denildiği gibi abartılacak ya da sizi yoldan alacak kadar korkulacak bir durum yok.
Korkulması gereken olay, odessa'da ulu orta yerde arkadaşımla bankta otururken koskoca çantayı yürüttüler. Biz farkedene kadar çoktan topuklamisti tabi herif.
hırsızlığın ülkesi, şehri olmuyor arkadaşlar. o yüzden "şu ülkede çok hırsızlık oluyormuş dikkat et" diyenlere kulak asmayın. turistin gidebileceği her yerde en az bir hırsız mutlaka vardır. bunu bilerek hareket edin. eğer tedbirli olursanız gittiğiniz gibi dönersiniz. eğer tedbirli olmazsanız muhtemelen bu talihsizlik başınıza gelir. ama bazen tedbir de işe yaramıyor ve hırsızlığa engel olunmuyor. öyle durumlarda ise moral bozmuyoruz, "en azından hayattayız be abi" diyerek yola devam ediyoruz. acısı geçtikten sonra türkiye'ye dönüp komik bir anı olarak anlatıyoruz.
Çantanı yada değerli herhangi bir eşyanı bir anlığına dahi gözünün önünden ayırmamak lazım. Oturduğunuz yerlerde çantanızı yanınıza yada arkanıza değil önünüze koyun.
+ bi uygulama vardı adını hatırlamıyorum telefonu hareket ettirince şifre girmezsen alarm çalıyordu. O uygulamayı indirip hostellerde yada herhangi bir yerde uyurken telefonu çantanızın içine koyarsanız biri çantanızı yürütmek istediğinde telefonun alarmı çalmaya başlayacaktır...
her yerde, her ülkede, her şehirde başınıza gelebilecek olaydır. şöyle ki bundan iki ay önce 9 günlük budapeşte-bratislava-viyana-budapeşte yolculuğu yaptık. son gecemizde (ama hakkaten son gece bakın) gezinip şehirle vedalaşırken bu budapest eye, akvarium'un falan olduğu erzsébet tér'e geldik. cumartesi olması sebebiyle inanılmaz kalabalıktı. ama öyle bi kalabalık ki gençler evlerden içeceklerini falan almış (zaten standdan alınan bira benim aldığım kahveden daha ucuzdu) parkta yerlerde oturup muasırca eğleniyorlardı, biz de parkta kendimize bir yer bulup oturduk ve tam türkiye'de bunu asla yapamayacağımızı, kimsenin kimseyi rahatsız etmediğini, ne kadar güvenli olduğunu, burada yaşamanın ne kadar güzel olacağını konuşuyorduk. ben de o arada telefonumu bağdaş kurduğum yerde tam bacaklarımın önüne koymuştum. biri gelip para istedi, yok dedik, gitti. bam! on dakika sonra kalkarken fark ettim ki telefonum yok. gezi bana biraz pahalıya patladı anlayacağınız :(
Sanırım en pahalıya patlayan hırsızlık olaylarından biri olmuştur. Görev için Meksika'ya giden bir meslektaşım 2 dakikalığına başı boş bıraktığı yaklaşık 50.000 tl değerinde olan kamerasının üzerine en son soğuk bir su içiyordu.
Almanya üzerine konusacak olursam her ülke gibi burada da hirsizlik tabiki var. Herhangi bir hirsizlik vakasinda polise tutanak tutturmalisiniz ve bunun icin ya ingilizcr ya almanca derdinizi anlatacak kadar bilmeniz gerekiyo.
Çadırımın çalınması: Balkan turumun ilk gününde Üsküp'teki bir hostelde başıma gelen trajik bir vakadır.
madrid'teki veletler .. asiri uyanik ve ultra organize.. ozellikle tatilin son gunu , son dakikalari rehavete kapilan gevsemiz turistleri cat diye avlarlar.. cantayi boyundan cikarmamali , oturulan mekan acik alansa masa ustune birsey konulmamalidir.
Sirt cantamda police sticker var
Harbiden beni bile koruyor.
Fransa’da özellikle Paris’te 5 dakikalık periyotlarla karşılaşacağımız olay; hırsızlık! Louvre’da fotoğraf çekilmek için 1 dakikalığına kenara bıraktığım montumun arkamı dönene kadar çalınması..