tokat

kebabı dışında hiçbir güzel şey bulamadığım şehir
Zamanında Evliya Çelebinin "Cennet bu şehrin ya altında ya üstünde" dediği, kalesindeki zindanlarda zamanında 3.Vlad(drakula)ın hapsedildiği, üzüm yaprağı, pekmeziyle bilinir fakat merkezinden ziyade daha çok bilinmesi gereken Niksar ilçesidir. Türkiyenin 2.büyük kalesi, niksardaki kelkit ovasındaki oksijen dengesi oranının dünyada 3. ve ayvaz suyuyla dünyanın en kireçsiz suyu bulunmaktadır. (kaynak: niksar bldy.bşk. Trt röportajı)
ortaokulda hocamız (izmirliydi) tokat için bence türkiyede yaşanılıcak en güzel yer demişti.
biz tabi aaa izmir aa istanbul aaaa antalya var yuh yaa yapmıştık
yıllar geçti heryeri gördüm cidden tokatın hem tarihi kültürel yapısı hem de muazzam iklimiyle gerçekten eşine az rastlanır bir yer oldugunun farkına vardım.
ilk tıp üniversitesi (yagıbasan )
en büyük kale (niksar )
dünyada ilk dikey milli su değrmeninin oldugu yerdir.
sezarın veni vidi vici sözünü söylediği savaştığı yerdir
4 mevsimdir
72 millettir
ve kurtuluş savaşı öncesinde abd ye rest çeken ilk şehirdir.
edit: evliya çelebiden okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
çelebinin 2 kez isteyerek gittiği görmek istediği tek şehir tokattır
türkiyede en fazla sulu tarımın yapıldığı yer olarak duymuştum. domatesi güzel doğrudur. tokat deyince aklıma kebabı, üzüm yapragı, zile pekmezi, ballıca mağarası niksar ovası geliyor. genel olarak tokatlılar memleketlerini pek fazla severler ama kendilerinin pek şehirlerine faydası olduğunu da görmedim. sanayisi çok yok zaten. olan da ellerinden alınmakta. o kadar göç veren bir il ama yıllardır sağlam bir lobi kuramamışlar. güzelim şehir olduğu yerde takılı kalmış.
tokat değil tohattır.
üzüm yaprağı
tohat kebabı
pekmezi meşhurdur.
ayrıca uygun açıyla gece çekilirse yüzüklerin efendisindeki kalelerden daha harikulade bir görüntü sunan tohat kalesi vardır.
Köken olarak alakamız yok ama merkezinde sürüyle akrabamız olmasından dolayı 2 senede bir cenazeye gittiğim şirin şehir. Ballıca Mağarası'nı gezmiştim güzeldi. Eskiden kocaman bahçe içinde bağ evleri falan vardı yol geçmiş bina yapılmış onlar da gitmiş ne yazık ki. Bez sucuk, salça ve el baskısı sofra bezi meşhurdur. Bir de burhan altıntop'un memleketi
Mahir cayanin sehit dustugu kizildere koyunun bagli oldugu sehir .
Bugüne kadar gezdiğimiz en sürpriz şehirdir Tokat. İlk olarak insanı bizi mest etmiştir. Herkes güleryüzlü ve yardımseverdir. Rivayet edildiği gibi bağlardaki bahçelerdeki tüm mahsul toplanmaz; illa ki gelip geçene bırakılır. Hangi kapıyı çalsan mutlaka seni içeri alır bi' güzel doyurur. Zaten buranın yöresel yemekleri efsanedir. Yukarıda bazıları sayılmıştır ama biz ekleme yaparak bir daha listeleyelim:
Çökelekli gözleme
Bat
Madımak
Zile Pekmezi
Tokat Domatesi
Tokat yaprağı
Tokat Kebabı
Ayrıca Tokat yöresine ait bir folklor çeşiti vardır ki, figürlerden birinde erkekler kızları omuzlarının üzerine alır, inanılmaz etkileyicidir. Yöresel kıyafetleri rengarenktir. Zaten Tokat Yazmaları da çok meşhurdur. Taşhan'ın üst katında ucuz ucuz, bol bol bulunur.
Ballıca mağarası dünyanın en eski ve en büyük mağaralarından birisidir (bkz: ballıca mağarası )
900 adımda 900 yıllık tarih sloganıyla gezilen şehir merkezinde yüzlerce yıllık medreseler, konaklar, camiler vardır. Şehrin her yeri ipek yolunun üzerinden geçmesi sebebiyle tarih kokar.
Tüm bu sebeblerle Yeşilırmak'ın içinden geçtiği bu güzel şehri gezmeniz şiddetle önerilir.
orta karadenizde bir şehir. tokat'ı eşimden dolayı çok sevdim kendisi oralıdır. tokat kebabı, yaprak sarması, pekmezi, bez sucuğu çok meşhurdur. ayrıca turistik çok yer vardır. bu arada roma imparatoru jul sezar, dünyaca ünlü sözü veni-vidi-vici'yi (geldim-gördüm-yendim) zile’de söylemiştir. bunu da kültür bakanlığı tescillemiştir. giderseniz çok seveceğinize eminim. ovaları yaylaları yemekleri çok güzeldir. sivas'a çok yakın olmasına rağmen sivas gibi bozkırları yoktur yemyeşildir. eşim ve eşimden dolayı tabii ben de kızıldereliyiz. mahir çayan ve arkadaşlarının öldürüldüğü köy kızıldere. şimdiki adıyla ataköy diye bilinir. evde kurşun delikleri hala olduğu gibi durur. köyün adına şarkı da bestelenmiştir.
Bir kebabı güzeldi bir de sen... onun dışında da beş para etmezdi zaten neyse