homesick

2017 yaz temmuzun sonlarına doğru, hindistandaki 20. günümüz. günlerdir doğru düzgün bir şey yememişiz, delhinin pisliği karışıklığı gürültüsünden bıkmışız..bir alışveriş merkezine gittik forever21 için..hani türkiyede yok ya meraktan ölüyoruz 2 kız acaba nasıl forever21 diye..baktık foss çıktı avmde yemek katına çıktık bir şeyler yiyeceğiz..ama o kadar umutsuzuz ki..bıkmışız baharatlı acı vejeteryan yemekten..birden dönerci gördük..BİLDİĞİNİZ TÜRK DÖNERCİSİ..kasadaki adam hindistanlı olmasına rağmen siparişi türkçe aldı ve sonunda 'çaylar ikramımız'' dedi. yanımdaki arkadaşım göz yaşlarını tutamadı o anda..yemek boyunca yediğimiz dönere sanki annemiz kargoyla evden gödermiş gibi yaşlı gözlerle baktık...ben de homesick nedir, kişilerde dışa vurumu nasıl olur yaşayarak öğrenmiş oldum
yurt dışında yaşamıştım 11 ay hiç dönmedim ülkeme resmen burun direklerim sızlardı homesicklikten. Ülkeye geldikten sonra gereksiz bir duygu olduğunu anladım. :(
homesick, vatan hasreti çekmek demektir.

insan yalnız kalır, üzülür ve üzülür. arkasında bıraktıklarını düşünür; bir çift mavi göz, bir çift sıcak el, annesinin sarmalayan kolları... kalbi yorulur, göğsü sıkışır artık kaldıramaz hale gelir. bütün işleri veya planları yolunda gitse dahi suratında taşır o özlem duygusunu. ne pahasına olursa olsun s*ktiri çekip dönmek ister evi hissettiği yere. nedendir bilinmez ama homesick olan bir insan dönemez, sadece dönemez işte. içindeki o fırtına daha da şiddetlenip gözlerinden yaş akıtsa da tüm nefesi boğazında kalsa da dayanmak zorundadır bu vakitlerde. içinden bilir, hisseder ve der ki; bi dönsem, bi dönsem her şey çok güzel olacak.

barış manço'dan little darling şarkısını yeniden keşfettirmek istiyorum sizlere

little darling we'll be kissing
little darling you've been missing
little darling all my love for you
little darling i'm so homesick
little darling coming back quick
little darling bringing love for you