budapeşte

Hava kararınca masal kitaplarından fırlamış gibi görünen şehir. Gündüz gözüyle overrated demiştim ama gecesine hayran kaldım. Bir de Macar mutfağı var tabi işin içinde; langos! Yalnız merak ettiğim bir şey var neden herkes elinde litrelik içecek şişeleriyle geziyor?
Simetrik caddelerin sekizgen meydanlara bağlandığı buda ve peşte (su ve ateş ) olmak üzere iki şehirden oluşan tuna nehrinin Viyanadan sonra en yakıştığı şehir Macaristan'da bulunan üç bazilika dan biri bu şehirdedir. Gül babanın Anadolu'dan getirdiği sevginin günümüze taşınan halı budin kalesinde Atatürk'ü arayan şehirdir.
yurt dışında ilk gittiğim şehirdir.minimum 3 gün kalınması gerekir.
gidip görenlerin "neden abartmayalım ki, abartabildiğimiz kadar abartmalıyız" dedikleri kadar güzel olan biricik avrupa şehridir.
her yerde görülen paprika biberlerin ünlü olduğunu sonradan keşfeden gezginlerin gözü yaşlı.
lungosun tadı damağında olanların salyalar sel.
parlamento binasından kat kat güzel olan kalenin görüntüsünün asla unutulamadığı ve keşke bir daha gitsem denilen masalsı şehir.

gidiniz görünüz.
2 defa bulunduğum, yine olsa yine giderim dedim şehir. iki yakanın ortasında bulunan margaret adasında herhangi bir hostelde 1 veya 2 gece geçirmenizi öneririm. kalabalık gürültü ve ışık kirliliğinden 10 dakika içinde kaçmanızı sağlıyor
kış aylarında istanbul'dan en ucuz uçak bileti olan şehir. gitmek istiyorum ama kışın pek yemiyor
Tüm binaları tarih kokuyor. Önünde fotoğraf çekildiğiniz tarihi binanın içinden kasap çıkabilir.
siz siz olun marketten aldığınız birayı kasa görevlisine açtırmayın.
çünkü bir bira parası kadar ücret talep ediyorlar.

ya da bana böylesi denk geldi.
bilemiyorum.

tanım: buda ve peşte olarak ikiye ayrılan şehir.
bir daha bir daha gitmek istediğim şehir. Bana sık sık istanbulu anımsatmıştı. Hem evimde gibiydim hem avrupada.
Genelde prag ile kıyaslamalarına denk geldiğim şehir.Prag mı Budapeşte mi sorusuna genelde budapeşte daha güzel derlerdi.büyük bir heyecanla gitmiştim.ne yazık ki prag kadar büyüleyici bulamadım.