tiyatro

düyonüzozz reyizden bu güne kadar evrilen sürecin ismidir.

insanı, insana, insala ve şaka şaka. Çok klişe bir tanım. biraz uzun olabilir uyarayım burada ayrılabilirsin.

şöyle bir etkidir ki nice ülkeleri yıkımın eşiğinden kurtarmıştır. almanya bu konuda iyi bir örnek aslında. savaş zamanında hastanelerden sonra tiyatro binalarını onarmaları yaptıkları en mantıklıca iş. orada milli duyguları besleyen ve halkın birlik içinde olmasını sağlayan yapıtlar oynanmıştır. zamanında siyasetten bile kuvvetli ve onun üzerinde sözü geçerdi bu sanatın.

gel gelelim ki kutsal falan değildir!. konservatuvarda hocalarımızın ağzından düşmeyen bir şey bu kutsallık meselesi. shakespeare demiş ki hayata ayna tutuyor. öğretici bir şey. insan yetiştiriyor bu tiyatro. ben kariyerinin başında bir çok usta isimle çalışmış bir oyuncuyum. bir çoğu da hocam olmuştur. hocalarımın hocası müşfik kenter'dir ki onun ekolünden geldik. diğer ekollerden tek farkı ''bütün yöntemleri, stanislavski'yi grotovski'yi at bi kenara. önce iyi insan olacaksınız derdi müşfik hoca öğrencilerine ilk dersinde. iyi insan olduktan sonra iyi oyuncu olabilirsiniz. gerisi teferruat. aşırı derecede kutsallaştırmazdı''.

biz de insana hizmet ediyoruz!. gözöl gönlör göröcöğöz çöcöklör kafasıyla ve hevesiyle başladık tabi. ama eve gelip haberleri açtığımda 11 yaşındaki karısını 14 yerinden bıçaklayıp 7 parçaya ayırıp çöp kovasına attı!!! gibi haberler okuyorum bu ülkede. burada dur bir arkadaşım!. bi' dakka şimdi. ben kimi, neyi eğitiyorum ulan ?. hani hayata ayna tutuyordu ?. insanların ''farkında'' olmasını sağlıyordu bu tiyatro?. bu ne lan ?.


kazın ayağına baktığınızda bu yüzyılda çok da etkisi olmayan bir sanat. ve ben bu işi artık neden yaptığımı bilmiyorum. egomu tatmin ediyorum sanırım, alkışlanıyorum falan. kimseye bir yararım yok. istanbul'da ötekileştirme yahut bir cinsiyet, kimlik üzerine olan problemler hakkında bir oyun yaptığında salona yine o konu hakkında fikri olan aydın insanlar geliyor. körler sağırlar birbirimizi ağırlıyoruz!!.

çözüm!; çözüm o takıldığın cici cafelerden çıkıp, o aktör havasını bir kenara bırakıp turne tiyatrosu yapmakta arkadaşım!. bunu yapan ustaların gibi köy köy gezmekte. nejat uygur çok iyi bir oyuncu mudur tartışılır ama bu bağlamda müthiş bir tiyatro adamı!. televizyonun olmadığı tarihlerde tüm türkiye'nin tanıdığı bir adam. karış karış gezerek tiyatro yaptı bu ülkede. inanılmaz bir özveri. yahut bölgelerdeki tiyatroları güçlendirmekte. ülkenin sanat politikasını zaten ''devlet tiyatrolarından kar etmiyoruz'' diyen dönemin başbakanı tayyip erdoğan'dan anlıyorsun. kar etmiyormuş ?. ulan devlet tiyatrosu kar amacı giden bir kuruluş değil. diyanetten de kar etmiyorsun ona bakarsan. bir hizmet var orada. bu yüzden iş başa düşüyor. hasıl kelam götünüz yiyorsa idealist olunuz. yoksa ağlamaya gerek yok.

not; istanbul'da iyi oyunlar seyirci buluyor gerçekten. tiyatroya ilgi hiç bir zaman azalmıyor artıyor. 4 yıl devlet tiyatrosunda çok iyi bir oyunda oynadım ve tek bir koltuk bile boş oynamadık. full oynadık her zaman. özel tiyatroda da seyircisi gayet bol iyi oyunlar var. yeter ki
Kadıköy Belediyesi'nin yaz gecelerine damga vuran, Selamiçeşme Özgürlük Parkında gerçekleşen etkinliği. Festival boyunca ülkenin en ünlü tiyatrocularınin oyunları burada sergilenir. 21:00 'da başlayan oyun için insanlar sabah saatlerinden itibaren kuyruğa girer. Saat 16 civarı gittiğimde bile herkes yerleştikten sonra yalvar yakar oyunu izleyebildigim festival. İnsan profili ise tam anlamiyla hayran birakir, keşke bütün ülke Kadıköy halkından ibaret olsa dedirtir.
ben tiyatrodan anlarım diyenler kenara çekilsin çok da uzaklaşmasınlar belki bilmiyorlardır , eğer anlamak istiyorum diyorsanız;

Konstantin Stanislavski ' nin
- Bir Aktör Hazırlanıyor
- Bir Karakter Yaratmak
- Bir Rol Yaratmak
eserlerini bilmelisiniz, okumalısınız nacizane tavsiyemdir. Tabi bitirebilirseniz ki en kötü stanislavskiyi tanımış olursunuz.

elbette yılmaz arıkan'ı biliyorum.
bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilenmesi amacıyla hazırlanmış gösterilerdir. Farklı bir şekilde duyguların ve olayların hareket ve konuşmalarla anlatılmasıdır.