braga

portekiz'in büyük şehirlerinden biri olan braga ülkenin dinsel merkezlerinden biridir. sırf bom jesus tapınağını görmek için bile gidilebilir. tapınağa çıkan merdivenlerin mimarisi sizi kendine hayran bırakır. sanki portekiz'de değil de uzak doğudaki bir tapınakta hissedersiniz kendinizi.
porto'dan trenle yaklaşık bir buçuk saatte ulaşılabilir. küçük bir şehirdir ve bir günde gezilebilir. eğer zamanınız varsa 25 km uzaklıktaki guimaraes şehrine de uğramayı unutmayın, pişman olmazsınız.
portekiz’in ankara ile yakından uzaktan alakası olmayan şehri. iddia edildiğinin aksine braga katedrali porto’daki ya da lizbondakilere benzemez. katedral dört beş ayrı bölümden oluşur ve bu bölümleri ancak rehber eşitliğinde gezebilirsiniz ve kiliselerine neden bu kadar önem verdiklerini anlarsiniz .

şehri adam gibi gezerseniz roma ve kelt etkilerini , barok mimari örneklerini görürsünüz ve buranın başka olayı falan yok demezsiniz. güzel şehir gidip görmelikbraga - braga-oY0U5 suradan braga gezilecek yerle r hakkinda daha bilgiye ulasabilirsiniz,
hakkında bu kadar az yazı girildiği için şaşırdığım portekiz'in üçüncü büyük şehridir. portekiz'in de dini başkentidir. bizde konya neyse portekiz'de braga odur. ama burda şort giyemezken orda giyersiniz. orasını ben de çok bilemedim bak şimdi. neyse...

porto sao bento tren istasyonu'na gidiyorsunuz. çinilere bakıyorsunuz, sonra bilet alıyorsunuz görevliden... takriben bir saatte braga'dasınız. bilet alırken denk gelen iki kopuk türk öğretmene de buradan selam ederim. ''aaa ne güzel evli misiniz?'' dediğimde ''yok yeaaa takılıyoruz'' diyerek beni utandırmıştınız sorduğuma, kendime de teessüf ederim.

neyse braga'da indiniz. şehrin ana giriş kapısından içeri girin. görkemli bir tak. artık bilmem ne zaferine yapılmıştır. onu da bana siz anlatırsınız. sonra hemen yakınında jardim da casa dos biscainhos isimli bir ev ve bahçesi var. 3 euro bayılacaksınız evi gezin, ben girmedim pişman değilim. ama bahçesi güzel hem de bedava. orada portakal yedik görevlilerden izin alıp. portugal da portakal demek bence. hiç limandan geliyor diyerek beni yemeyin...portakal yiyin ama. vitamin iyidir.

braga çok küçük arkadaşlar. hatta hediyelik eşya bakarken iki kadının ''ay nuray hangi terliği alsam bilemedim bak'' demesine bile şahit oldu bu kulaklar. ''selam'' deyince şok oldular. erasmusla gelmiş teyzeler gördüm... burda da çok türk var, ne ilginç. nasıl bir milletsek kavimler göçümüz hala bitmemiş. kodumuza yörüklük işlenmiş.

neyse konuşmaktan çenem ağrıdı. buranın olayı bom jesus do monte arkadaşlar. yani dağların isa'sı kilisesi. burası tüm braga'yı ayaklar altına alan bir tepede. buraya merkezden kalkan belediye otobüsleriyle gidiyorsunuz. saatleri şaşmaz. belediye çalışıyor. gidince finikülerle kiliseye çıkıyorsunuz. ama inerken sakın finikülerle inmeyin. merdivenleri kullanın. nefis fotoğraflar çekebilirsiniz. bom jesus

se catedral'e hiç girmeyin. aynısı lizbon ve porto'da var zaten. bir de bıktım vallahi kiliselerinizden. iyisiniz hoşsunuz da, bu kadar da çok olmaz ki kardeşim ya. o ahşap kokusu, nemlenmiş tütsüler yemin ederim depresyona soktu. kendimi atıveresim geldi çan kulenizden. bu ne sıkıcı dekorasyondur ya. bir de isa'ya elektronik mum yakmıyor musunuz? hele bir de oraya küçük elektronik mum 2 eu, büyük yansın diyorsanız 3 eu demişsiniz. pes kere pes. neyse bananeyse.

buranın başka bir olayı yok arkadaşlar. sokaklarında kaybolun, balık falan yiyin işte. çinili binalarla instagrama koymalık resim çekilin. bizim ankara gibi bir şey. deniz de yok zaten. gördüm demek için, görün...biz burda çok kalamadık sıkıntı bastı mı asla duramam orda. guimaraes'e geçtik. belediye otobüsünü süren sergio abi bizi otogarda indirdi. nerden samimi oldunuz demeyin yakasında ismi yazıyordu.

guimaraes ayrı bir konu. ona bayıldım bak...